Kazuo Ishiguro dan daha önce Beni Asla Bırakma kitabını okuyup çok beğenmiştim. En çok okunanlar listelerinde de Günden Kalanları görüyordum bu yüzden aldım. Ama Beni Asla Bırakma kadar güzel bulamadım. Malikanedeki bir başuşağın önceden yaşadıklarını ve yolculuk sırasında yaşadığı şeyleri okuyoruz. Bu kadar çok duygularını bastıran, ne düşündüğünü ve hissettiğini bize anlatırken bile tam olarak söylemeyen, onu anlamamızı bekleyen bir karakter Bay Stevens. Bu da benim onunla bağ kurmamı çok zorlaştırdı. Kitapta bir çok zaman diliminden bahsetse de hangi zamandan bahsettiğini anlamak gayet kolay. Ancak duygularını tahmin etmemiz gerekiyor. Yine de güzel bir kitap, eski dönemlerin İngiltere'sine ait bir şey okumak iyiydi. Bay Stevens'ın bir çok hissini anladığımı düşünsem de 'Neden bu kadar kendini kapattın, söylemedin?' diyip durdum.
Anlamlandıramadığım tek kısım Stevens'ın şaka konusunda başarılı olmaya çalışma gayretiydi. Neden kendini buna kaptırdı, bu bir varoluş yolu mu? Yorumlarda fikrinizi belirtirseniz sevinirim.