Zaman hiç akmamış sanki, o haberi aldığım an durmuş gibi… Sesler, gözyaşları, titreten o acı öyle taze, öyle hiç dinmemek üzere yaşandı ve çöktü ki üzerime ne omuzlarım, ne başım, ne bakışlarım kalktı bir daha gökyüzüne… Yüzüm gülse içim gülmedi, iliklerime kadar değiştim, yok oldum, son nefesini düşündükçe aldığım her nefeste göğsüm daraldı. Ölüme ısındım. Yaklaştım. Kimse beklemezken, kimse düşünmezken, kafamın içindeki o kalabalığın sesinden kurtulup, bir avazda, bir çırpıda…