Ölecek kadar acı çekiyor, gene de çocuklarından korkuyor. Çocukluğunda anne babadan kork, gençliğinde karından kocandan kork, yaşlılığında çoluk çocuğundan kork. Korkusuz gün yüzü yok insana.
Biz insanın dünyadaki işinin çocuk büyütmek olduğuna inanmışız. Onlar için çalışı yoruz, onlar için çabalıyoruz. Hayallerimiz hep onların üstüne. Büyütsek, okutsak, askere gidip gelseler, evlendirsek, çocukları olsa, torunlar kendilerini kurtarsalar bitti işimiz. Çocukları bü
yütünce dünyada işimiz bitiyor, artık ölebiliriz.
Neşe bulaşıcıdır falan diyorlar. Yalan. Neşe kolonya gibi bir şey. Dökünüyorsun, o an ferahlıyorsun. Sonra uçup gidiyor burnundan, elinden, üzerinden. Kasvet öyle değil ama, zamk gibi, bulaşıyor ve dokunan herkese yapışıyor.
Ben neden gidemedim sahi? Bu kadar çok gitmek isteyip de neden gidemedim? Hep gitmek istedim ben ama, bunun şu yaşımla alakası yok, ben hep gitmek istedim. Olduğum her yerden kaçtım.