Erbay

Anne Sevgisi
Mahmud'un evinden annesinin feryadı yükselmişti. Ahmed de Aziz de annesini yanında bulmuştu, feryatla eş zamanlı. İkisinin de kaburgaları kırılmıştı sanki. İkisi de anlam verememişti. Önce fırça yemek, ardından sarmalanmak nedendi. Anne değil miydi? Hem döverdi hem severdi. Hem dövmüş, hem sevmişti. Çünkü anne, bazen döverek bazen de severek severdi.
Sayfa 83·Kitabı okudu
Reklam
Kadın sesi avret midir, radyodan vs duymanın hükmü nedir?
CEVAP: Haskefi ile İbn-i Abidin'e göre en kuvvetli görüş kadın sesinin avret olmamasıdır. Nevâzil ve el-Kafi ismin- deki kitaplara göre ise avret kabul edilmiştir. Bazı ulemaya göre namazda avrettir, onun dışında avret değildir. Alûsî: "Kanaatime göre kadının sesi avret değildir, ancak sesi şehveti tahrik edip fitneye vesile olursa o zaman haram olur" demektedir. Muhammed Ali es-Sabûnî de şöyle diyor: "Kadının sesi fitneye vesile olmazsa avret değildir. Zira Peygamber'in zevceleri, Peygamber'in hadîslerini nakledip rivâyet ederler ve içinde yabancı erkek bulunan cemaatle konuşurlardı." Radyo'dan dinlenen kadın sesi ise gerçek ses olmayıp İletişim aracıyla intikal eden bir ses olsa da bahsedilen ölçüler içerisinde değerlendirmek ihtiyatlı bir davranış olacaktır.
Sayfa 231·Kitabı okudu
İyi Bir Öğüt
"Her başlayan biter Her gelen gider Her yeni eskir Her taze bayatlar Her güzel çirkinleşir Her yaşayan ölür. Ezeli ve ebedi olan yalnızca ALLAH'tır."
Herkes bir gün doğru yolu bulur :))
Gençler vardı. Lüks arabaları olmayan, bir eşarba beş yüz lira vermeyen, arkadaşını hasetle ve rekabetle değil gıpta ile izleyen ve arkadaşının varlığına/varlığıyla mutlu olan gençler. Östrojen ve testosteron hormonları dengede olan gençler vardı. Birbirlerine namahrem olan ve hududa saygı duyan. Erkekleşmemiş kadınlar ve kadınlaşmamış erkekler vardı. Genç kızda ağırbaşlılık genç erkekte beyefendilik vardı. Nefs-i emmare'ye sahip olmak için ekstradan çaba göstermeyen, dost meclisinde ön plana çıkmak için insanlıktan çıkmayan, ortama girebilmek için kırk kılığa girmeyen gençler vardı.
Sayfa 68·Kitabı okudu
Değişim Şart
Önceleri adı "haram" idi. Sonra "kusur" oldu. Ardından "hata"ya dönüştü. Derken "kişisel tercih" diye anılır oldu. Adı haram iken sevilmezdi. Şimdi ise kimsenin umurunda değil. Haramın adı değişti değişmesine ama haramın varış noktasının adı hep aynı kaldı: Cehennem... Si Soner Duman
Reklam