Mahmud'un evinden annesinin feryadı yükselmişti.
Ahmed de Aziz de annesini yanında bulmuştu, feryatla eş zamanlı.
İkisinin de kaburgaları kırılmıştı sanki.
İkisi de anlam verememişti. Önce fırça yemek, ardından sarmalanmak nedendi.
Anne değil miydi? Hem döverdi hem severdi. Hem dövmüş, hem sevmişti.
Çünkü anne, bazen döverek bazen de severek severdi.