Spring ✿

Spring ✿
@_Spring_
Don't count the days make the days count !
Gençtim: Bugün dalgalıyım, yarın durulurum! Güneşliydim: Biraz yağmurluyum, hemen kururum! Paslandı içimde küpeşte, güverte, kamara, şimdi eski bir gemi bir denizi nasıl doldurmuyorsa, Doldurmuyor bazı hayatlar da kısacık bir şiiri!
Reklam
Ay
Seni ayın altında unuttular, günlerin Eksik bıraktığını ay tamamlıyor şimdi Uzak sessizliğin ki anı kadar siyah Sözleriyle hicran kuyusuna kapattı beni: Ay nice batsa da meğer insanlar kadar Karanlıkta bırakmazmış kimseyi! Sen bütün Geceyi topladın üstüne ve bir bir söndü Masumluğun küçük fenerleri, yıldızlar Bir kez aydınlatır çünkü gövdeyi, bir kez Gölge düşmesin anıya, birbirimizden önce Onlar terkeder bizi: Yıldızlarla dolu Olabilir mi seninle beraber bakmadığımız Gökyüzü? Ah eski kamer, nerede o aşk Gibi içime doğduğun geceler, yeni ay fena Çıktı aramıza, çarpışarak karanlık sulara Gömülen şu gövdelere bak, dil karanlık Söylemese de sular da aydınlanır ve aysar Ruhlarımız buluşurdu ya gövdenin sahilinde, Gürültünün yolunda gittiğini fısıldar gibi Şimdi ruhların eksikliğini de gövde tamamlar Ayın altında daha karanlıktır bazı anılar...
Mavi
Üstünde yağmurdan başka hiçbir şey yoktu anlam olmak için yeterince çıplaktın şiirin nasıl bir şey olması gerektiğini hatırlatıyordu gözlerin, sana böyle inandım
Gözlerimizi uzaklıklar değil ki yalnız göze alamadığımız yakınlıklar da acıtır, ve gözleri ancak gözler bağışlayabilir
Sevmiş ve sevilmişti. İnsan daha ne isteyebilirdi ki? Aşkın sonsuza dek sürebileceğini varsaymak saflık olurdu - er ya da geç solup gidecekti muhakkak.
Reklam