Deli olacağım yahut öleceğim dersem yalan söylemiş olurum. İnsan tahammül edemeyeceğini zannettiği şeylere pek çabuk alışıyor ve katlanıyor. Ben de yaşayacağım... Ama nasıl yaşayacağım!.. Bundan sonraki hayatım nasıl dayanılmaz bir işkence olacak! Ama ben dayanacağım... Şimdiye kadar olduğu gibi...
Piyasa, nefste kökleşen bir teklif sunuyor. Dünyanın ebediymiş gibi algılanmasına hizmet eden bir üretim bandını habire döndürüyor. Çünkü dünyanın fâni olduğu bir kere hatırlanırsa, bir kez bu temel insani gerçek ruhta yankısını bulursa, bütün üretimin hızının yavaşlayacağına ve bandın artık dönmeyeceğine dair bir kanaati en başta onlar taşıyor.
Üniversiteye yabancı öğrenci kontenjanı için başvuran öğrencilerle mülakat yapıyoruz... Doğu Türkistan'dan başvuran Uygur gençlerinin öyküleri bambaşka.
Önemli bir kısmı Mısır'dan Türkiye'ye gelmiş gençler. Mısır'a Arapça ve dinî ilimleri öğrenmeye gitmişler. Ezher'i bırakıp gelenler de var, bir Mısır lisesini bitirenler de. Mısır polisinin geçtiğimiz ay(AA'nın haberine göre Çin polisiyle birlikte) Kahire'de yaşayan Uygur Türklerinin lokantalarına, evlerine baskın yaparak Uygur Türklerini tutukladığını, bir kısmını Çin'e gönderdiğini ya da sınır dışı ettiğini biliyoruz(BBC'nin haberine göre Çin bu öğrencilerin radikalleşmelerinden endişeleniyormuş). Aralarında az da olsa bu hengâmede Türkiye'ye kaçabilmiş olanlar var...