Damla sensin
Deniz sensin
Lütuf sensin
Kahır sensin
Şeker sensin
Zehir sensin
Fazla üzme beni
Güneşin hücresi sensin
Zührenin evi sensin
Umut bahçesi sensin
Ey yar, izin ver bana
Gündüzüm sensin
Rızığım sensin
Dilenmemin hasılı sensin
Su sensin
Testi sensin
Su ver bu kez bana
Yem sensin
Tuzak sensin
Bade sensin
Kadeh sensin
Pişmiş sensin
Ham sensin
Ham bırakma beni
Sonbahar geçti mi ardından ilkbahar gelir
Ömür hazanının ardından bahar gelmiyor, yazık!
O şuh sevgili geçti zavallı Hatıf'ın mezarından, dedi:
Şu murada ermemiş cefakeşe yüz bin yazık!
Dedim: Gamını çekiyorum. Dedi: Gamın geçer.
Dedim: Ay ol, doğ bana. Dedi: Dur bakalım.
Dedim: Şefkatlilerden vefa nedir, öğren.
Dedi: Güzellerde vefa olur nadiren.
Dedim: Gözlerimi hayaline kapadım.
Dedi: Hırsızdır, başka yoldan gelir.
Dedim: Zülüflerin kokusu etti beni derbeder.
Dedi: Bir bilsen, o sana rehber olur gelir.
Dedim: Seher yelinin havası ne hoş!
Dedi: Sevgiliden gelen meltem ne hoş!
Dedim: Tatlı dudağının arzusu öldürdü beni.
Dedi: Sen kul ol hele, o kulunu gözetir gelir.
Dedim: Merhametli gönlünde barış niyeti ne zaman?
Dedi: Kimseye söyleme sen; nasıl olsa vakti gelir.
Dedim: Gördün mü, eğlence vakti geçti gitti?
Dedi: Sus Hafız, üzüntünün de sonu gelir.