Ateşli silahların yaygınlaşması atlı okçuların yenilmezliğine de bir son verdi. Göçebe fatihler ve emirlerin kaynaklandığı bozkır dünyası artık tarihte bir rol oynamayacaktı. Uzun vadede İç Asya'nın kaderi Çin ile Rusya arasında bölünmek olacak, bu süreç 19. yüzyılın sonunda tamamlanacaktı. Geniş batı bozkırında, eskiden ufukta devasa bir imparatorluğun tehditkar karaltısı -Çin'in Moğolistan'ı tehdidi gibi olmadığı dönemlerde, siyasi bir merkeze bağlı bulunmama gibi bir lükse sahip olunabilirdi; oysa Rus İmparatorluğu bozkır halklarının özgürlüğü pahasına genişlemeye başladığında, bu durum felakete davet anlamına geldi. Bu arada, Asya'nın imparatorluk kurucu odakları içten dışa kaydı ve görkemli sonuçlar doğurdu. Belli başlı üç İslami imparatorluk ortaya çıktı, hepsinin kökeninde şu ya da bu ölçüde Türk halkları vardı: Osmanlı İmparatorluğu (1300-1922), Safevi İmparatorluğu (1501-1722) ve Mugal İmparatorluğu (1526-1858). Asya anakarasındaki bu bü yük yerli imparatorluklar çağını özetlerken, Çin'in en bü yük iki hanedanının da bu dönemde hüküm sürdüğünü belirtmeden geçmeyelim: Mingler ( 1368-1662) ve Oingler (Çingler; 1662-1912).
Bu siyasi değişimlerin yanı sıra Türklerin kendi or tamlarının ötesindeki dünyanın maddi ve kültürel akım larıyla bütünleşme süreci, ateşli silahların yayılmasının da gösterdiği üzere, devam ediyordu. Birçok bölgede ko nuşulan Osmanlıca, Çağatay Türkçesi ve Farsça gibi dil lerde kozmopolit edebi kültürlerin gelişmesi, bölgesel düzeyde kültürel bütünleşmeyi kolaylaştırdı. Tasavvuf kültürüne dayanan tarikatlar biçimindeki, en ücra köşelere bile yayılan "dini enternasyonaller" de bu bütünleşmeyi kolaylaştırıyordu. Hem Avrasya'yı baştan başa kateden doğu-batı ticaretinde hem de bölgesel kuzey-güney ticaretinde önemli gelişmeler