Sadece akıllarıyla hareket eden bir insan topluluğunda muhtemelen kimse ağlamazdı ancak yine de gülenler olabilirdi. Buna karşın, hayatla sürekli ahenk içinde olan, her olayın içlerinde duygusal anlamda iz bırakıp yankılandığı hassas ruhlar ne gülmek nedir bilebilir ne de gülmenin ne olduğunu anlayabilirlerdi.