Dr. Vaha

Dr. Vaha
@_Vaha_
AHH ENE !
Evet ene; ince bir elif, bir tel, farazî bir hat iken mahiyeti bilinmezse tesettür toprağı altında neşv ü nema bulur, gittikçe kalınlaşır. Vücud-u insanın her tarafına yayılır. Koca bir ejderha gibi vücud-u insanı bel' eder. Bütün o insan, bütün letaifiyle âdeta ene olur. Sonra nev'in enaniyeti de bir asabiyet-i neviye ve milliye cihetiyle o enaniyete kuvvet verip o ene, enaniyet-i neviyeye istinad ederek şeytan gibi Sâni'-i Zülcelal'in evamirine karşı mübareze eder. Sonra kıyas-ı bi'n-nefs suretiyle herkesi, hattâ her şeyi kendine kıyas edip Cenab-ı Hakk'ın mülkünü onlara ve esbaba taksim eder. Gayet azîm bir şirke düşer. (Sözler 604.sh - Risale-i Nur)
Reklam
Öyle de "Kendime mâlikim." diyen adam "Her şey kendine mâliktir." demeye ve itikad etmeye mecburdur. İşte ene, şu hainane vaziyetinde iken cehl-i mutlaktadır. Binler fünunu bilse de cehl-i mürekkeble bir echeldir. Çünkü duyguları, efkârları kâinatın envar-ı marifetini getirdiği vakit, nefsinde onu tasdik edecek, ışıklandıracak ve idame edecek bir madde bulmadığı için sönerler. Gelen her şey, nefsindeki renkler ile boyalanır. Mahz-ı hikmet gelse nefsinde abesiyet-i mutlaka suretini alır. Çünkü şu haldeki enenin rengi, şirk ve tatildir, Allah'ı inkârdır. Bütün kâinat parlak âyetlerle dolsa o enedeki karanlıklı bir nokta, onları nazarda söndürür, göstermez. (Sözler 604.sh - Risale-i Nur)

Dr. Vaha

, bir kitap okudu
Puan vermedi·223 syf.·
2025 4. kitabı
Vehbi Vakkasoğlu
8.9/10 · 647 okunma
Şiir çoğunlukla doğru olduğu konusunda üzerinde ittifak edilen bir yalandır insanlar hakikati örselemeyen bu tür yalanlara ihtiyacı olduğu için şiir okuyup şiir yazarlar Şair sözünün yalan olduğunu söyleyen Baki gerçekliği insanın arzulayıp hayal ettiği dünyaya uyarlamak ister yaşadığımız Hayat neresinden bakarsanız bakın düz yazıdır şairler hayatı şiirleştirmek için eşyayı bulundukları noktadan oynatırlar kelimelere nesnelerin üzerinde inisiyatif vererek şairane Bir Hayatla dünyaya hüküm etmek isterler
ÇEKİYOR...
Boşluklarını düşünüyor. Bir boşluğun ağırlığı dibe çeker mi insanı ,çekiyor . Kırık bir kum saatinin kumları yakar mı gözleri ,yakıyor. İnsan zamanın hükümranı sanırken kendini nasıl da ihmal ediyor gerçeği, nasıl da uzaklaşıyor kendinden, sevdiklerinden. Çocukluğun büyüsü masum ölümsüzlüğü ufalanıyor ellerinde Oysa büyürken bir İnşirah dalına tutunup dünyayı seyredebilseydi Hayat dallanıp budaklansa bile sahip çıksaydı ağacına, ağacı yaratanın hatırına...