Karanlıkta etrafı yoklamak gibi... Nerede olduğunu, var olup olmadığını bilmeden.
Koca bir boşlukta yankılanıyor sesim; çığlık atsam, duvarlara çarpıp bana geri dönüyor.
Beklemek bile fazla belirli bir kelime burada. Bu, gelmeyeceğini bilerek durmak, ne sona eren ne de başlayan bir hâlin içinde asılı kalmak. Karanlıkta yoklayarak değil, karanlığın kendisi olarak kalmak.
Sanki biri gitmiyor da, birlikte durduğum zemin çekilip alınıyor.