Aynaya bakamamak, kendini sevmekten çok daha eskidir. Çoğu zaman aynadan kaçan kişi, yüzünden değil; taşıdığı yükten utanır. Suçluluk, başına gelenleri anlamlandıramadığı yerde kök salar, utanç ise ona ait olmayan acıları sahiplenmeyi öğretir. Zamanla susmak güvenli bir sığınak haline gelir; konuşmamak, açıklamamak, anlatmamak... Böylece insan, başına gelenlerden değil, onları taşıdığı için kendinden saklanmaya başlar. Aynaya bakamayanlar, aslında kendilerinden değil; yıllarca sessiz kalmaya zorlandıkları o anılardan kaçmaktadır.
"Seni göremiyor olmam, seni her zerremde hissetmediğim anlamına gelmez. Benim hikâyem seninle başladı. Ve inan bana, bu hikâyenin bittiği tek yer de sensin."