Bastırılmış olan, bir yolunu bulup geri döner. Dile gelmeyen hırs, kaygı olarak çıkar karşımıza. Kıskançlık öfkeye dönüşür, bastırılmış keder bizi için için oyarak depresyon oluverir.
Gitmeyi öğrendim.
Sonra dayanamayıp dönmeyi...
Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi...
Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yaşta...
Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım.
Sonra da asıl yürüyüşün kalabalıklara karşı olması gerektiğine vardım.
Ney'in gönlü yakarak iyileştiren bir aşk ateşi olduğunu söyleyen Mevlana'nın bu görüşü üzerinde uzun boylu düşünen tıp insanları, eski zamanlarda şifahanelerde yaptıkları müzikli terapilerden olumlu ve etkili sonuçlar elde etmeyi başardılar.