Benim için beklenmedik bir talih oldun, Tanrı'nın lütfu oldun. Şimdi eskiden bilmediğim bir şeyi biliyorum : Değeri bilinmeyen her lütuf felakete dönüşüyor. Artık hayattan bir şey beklemiyorum ama sen, şimdiye kadar aklıma getirmediğim zenginliklere ve ufuklara bakmaya zorluyorsun beni.
Çünkü, Efendim, Herkes bizim nasıl yaşamamız gerektiğini elifi elifine bildiğine inanır. Ne var ki hiç kimse kendisinin kendi hayatını nasıl yaşaması gerektiğini kesinlikle bilmez.
“Savaş. Öldürmeye ve yok etmeye o kadar çok para harcıyoruz ki! Bu haklı göstermek için de adına savunma deyip hoşlanmadığımız diğer insanlar ve ülkeler hakkında korku ve nefret duyguları yayıyoruz. Eğer bizim uygun görmediğimiz bir hükümeti deniyorlarsa ve yeterince zayıfsalar onları eziyoruz. Özgür irade onlar için değil, yalnız bize ait."
Ve sen haftanın deniz ertesi günleri
geliyorsun.
Her aşk, yaşayamadıklarımızın
özetidir diyorum. Gülüyorsun.
Seni daha önce öpmüş olmalıyım. yoksa nasıl bulurum yüzünde gülen ağzının yerini.
sokakta ölümsüz yanından yaralıyorlar birini.
İki buluşmadır koluma girmiyorsun. ve birkaç milyon yıldır tutmadın ellerimi..