İnsanların konuşmalarını dinliyorum, dinliyorum, sonra bir zaman geliyor, insanların duygularını işitebiliyorum. Hep sürüp gidiyor bu. Dinliyorum, hissediyorum. Kanat çırpıyorlar durmadan. Tavan arasında kalmış bir kuş gibi. Kurtulayım derken bir tozlu pencerenin camında kanadını parçalayacak.
İnsan daha yaşamadan, cennet umudunu ne yapsın? Kendi ruhları yerlerde sürünürken, Kutsal Ruhu ne yapsınlar? Yardıma ihtiyaçları olacak. Ölmeye sıra gelmeden önce yaşamaları şart.
Ayak izi rüzgarın olmadığı ayda bozulmamış halde duran Neil Armstrong, 30 bin yıl önce Chauvet Mağarası' nın duvarına el izini bırakan isimsiz avcı toplayıcıdan daha mutlu muydu? Eğer daha mutlu değilse tarımı, şehirleri, yazıyı, parayı, imparatorlukları, bilimi ve sanayiyi geliştirmenin anlamı neydi?