Önce, gözünü perdeleyen gözyaşlarından pek bir şey göremezdi. Sonra gözyaşları diner ve bulutları seyre dalardı. Neyi görmek istese gösterirdi bulutlar. Onun mutsuz olduğunu, ah! etseler, vah! deseler de, kimsenin bulamayacağı bir yerlere kaçıp gitmek, uçup gitmek istediğini bilirlerdi.
Ha doğdu ha doğacak bir güneşin göğsünde
yaşıyorum gizlice.
Sığınıyorum gecenin çocukluğuna
Başımsa sabahın dizinde dinlenmede.
Çıkıp gidiyorum, yeni hicretlere yazılmış yolum,
Ama yok beni bekleyen hiçbir vaat