Dilan

Dilan
@__Butterfly
5 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
Herkes gibi olmak için her şeyi unutup hiçbir şey olmamış gibi yapmalıydım...
Uzun bir süre kimseyle konuşmadım; içime döndüm. Dünya ile arma uzaklık koydum. Dünya güzeldi, içim de güzel olsun istedim. İçimde bir suçluluk, hatta kötülük yokmuş gibi yaparsam, yavaş yavaş kötülüğü unuturdum. Böylece hiçbir şey olmamış gibi yapmaya başladım. Hiçbir şey olmamış gibi yaparsanız ve gerçekten de hiçbir şey olmuyorsa, hiçbir şey olmaz sonunda.
Sayfa 89
Gök lacivertti ama yıldızlerın ışıltısı sanki âlemi turuncu yapmıştı. Biz de sanki bu âlemde koskocaman bir portakalın üzerinde oturmuş, karanlıkta uyumaya çalışıyorduk. Göğe çıkıp yıldızların ışıltısına ulaşmak yerine, şimdi üzerinde uyuduğumuz toprağın içine girmeyi hayal etmemiz doğru muydu?
Sayfa 17
Eğer ölüm herkes için olağan ve meşru bir sondan ibaretse insanların ölmelerine engel olmak niye? Bir tüccarın ya da memurun fazladsn beş, on yıl yaşamsının kime ne faydası var? Tıbbın gayesini, ilaçların acıları hafifletmesi olarak görürseniz kaçınılmaz olarak ortaya şu soru çıkar: Acıları hafifletmenin amacı nedir? İlk olarak, acıların insanı kusursuzluğu götürdüğü söylenir. İkinci olarak ise, eğer insanoğlu acılarını haplarla ve damlalarla hafifletebileceğini öğrenirse, bugüne kadar obları hem her türlü kötülükten koruyn hem de onlara mutluluk bahşeden dini ve felsefeyi tümüyle terk edebilir. Peki acı çekmedikleri takdirde bir amip gibi bomboş ve anlamsız bir yaşam sürdürecek olan falanca Andrey Yefimıç ya da filanca Matryona Savişana'nın hasta olmasına engel olmak niye?
Bir karalamaya maruz kalmak ya da adli bir hatanın kurbanı olmak gerçekten mümkün değil miydi? Asırlık halk deneyiminin de öğrettiği gibi:"Asla dilenci olmam, hapse düşmem demeyeceksin." Günümüz yargı süreçlerinde adli hatalar kolaylıkla yapabilmektir. Resmi görevli ya da işleri itibarıyla başkalarının acılarıyla ilgilenmek zorunda olan hâkimler, polisler ve doktorlar zaman içerisinde bu duruma alıştıkları ve bir o kadar hissizleştikleri için çok isteseler de muhataplarına resmiyet sınırlarının dışında davranamazlar. Bu bakımdan onların, arka avlularda koyunları ve danaları kesip de akan kanın farkına varmayan köylülerden hiç farkları yoktur. Suçsuz bir insanı bütün özel haklarından mahrum bırakarak kürek cezasına mahkûm etmek için bireyle resmi ve acımasız ilişkisinde hakimin sadece bir şeye ihtiyacı vardı: O da zamandır. Karşılığı maaş olan birtakım resmi görevleri yerine getirecek kadar zaman; kara verildikten sonra her şey biter. Ondan sonra demiryolunda iki yüz verst uzaklıktaki bu küçük ve çamurlu kasabada adalet ve korunma ara dur! Her türlü zorbalığın toplum tarafından makul ve yerinde bir gereklilik olarak karşılandığı, beraat kararı gibi her türlü merhamet göstergesinin toplumda tatminsizlik ve intikam duyguları uyandırdığı bir dünyada adaleti düşünmek gülünç değil midir?