Bir başka yalancı sevgi türü "duygusal Sevgi" olarak isimlendirilir. Bu sevginin özü onun aslında bir fantazi olarak yaşanması, hiçbir zaman orada ya da burada gerçek bir insana karşı duyulmamasıdır.
... Sevgi ister başkalarının uydurulmuş yaşamlarını açlıkla paylaşarak olsun, ister yaşanılan anda, geçmişe ya da geleceği atılarak yaşansın, bu soyutlanmış ve yabancılaştırılmış sevgi biçimi gerçeğin, tek başınalığın, ayrı olmanın kişiye verdiği acıyı uyuşturmaya yarar
Putlaştırıcı sevgiler gerçek büyük sevgilermiş gibi tanımlanırlar, oysa bir yandan sevginin yoğunluk ve şiddetini ifade ederken diğer yandan da puta tapanın açlığını ve umutsuzluğunu gösterir
Tanrı bir baba olduğu zaman ben de onun evladı olurum. ... Bir insan olarak sınırlılığımı, cahilliğimi, çaresizliğime henüz bilince çıkartacak nesnelliğe ulaşamamışımdır. Hala çocuk gibi yardıma koşacak, beni denetleyecek, cezalandıracak, itaat ettiğim zaman beni sevecek, dikbaşlılık ettiğim zaman kızacak ve onu yücelttiğim zaman hoşlanacak bir babaya gereklilik duymaktayım. Açıkça görülmektedir ki insanların çoğunluğu kendi kişisel gelişimlerinde bu çocukluk evrelerini aşamamışlar ve Tanrı'ya gösterdikleri inançla birçokları kendilerini koruyan bir babaya inanmışlardır. Çocukça bir yanılgı.
Baba sevgisi, doğası gereği isteklerde bulunur, kurallar ve yasalara koyar, çocuklarına karşı sevgisi bu kural ve yasalara olan itaatlerine göre biçimlenir. Kendine en çok benzeyen, en çok itaat eden ve ondan boşalacak yeri mirasçısı ve ardılı olarak en iyi dolduracak oğlunu sever.