Dehrin ne safâ var acaba sîm ü zerinde.
İnsan bırakır hepsini hîn-i seferinde.
(Dünyanın altınında ve gümüşünde ne mutluluk olabilir ki? İnsanlar o kaçınılmaz son yolculuğa çıkarken zaten bunların hepsini geride bırakır.)
mubtelâ-yı aşk olan elbette cânanın arar
böyledir kânun-ı Hakk derd ehli dermânın arar
leskofçalı galip
aşka tutulmuş olan kişi elbette sevgilisini arar,
Allah'ın kanunu böyledir, derdi olan dermanını arar.
ehl-i dünyâ kim cihân zevkın demâdem sandılar
veh ki bu mâtem-serâyı cây-ı hürrem sandılar
rahmî
dünyaya düşkün olanlar, buradaki zevki devamlı sandılar, yazıktır ki; matem evini düğün evi sanıp aldandılar...