“Eğer bu ateş ezelden yanıyorsa, demek ki biz sadece külünü hatırlayanlarız.
Aşk, ne bir yüzle başlar ne de bir kalple biter;
o, varlığın ilk nefesinde saklı, son sessizliğinde yankılanan bir sırdır.
Belki de biz sevmiyoruz… sadece hatırlıyoruz.”
"Yine sevgilinin aşkına düştüm, fena halde yandım.
Yine sevgilinin verdiği kedere farkında bile olmadan tutulup kaldım.
Bu iş ne eşsiz bir güzellik yüzünden, ne de gönlümün ya da canımın bir aşkı yüzünden.
Bu hikâye ezelden beri var, baştan sona ezelî bir mesele.”
"Sevdaluğun acısı, Kalpten aşağı akar
Sevdam olsun yanımda ,Ölüm olsa kim takar?
Yâr al beni gönlüne, Kalbin olup atayım.
Senin için dünyayı, Ateş olup yakayım."
Zihin, bazı yükleri zamanla hafifletmez.
Onlara alışır. Ve alışılan her şey, sorgulanmadan taşınmaya devam eder.
En tehlikeli durum acı çekmek değil, acıya alışmaktır.