Sena

Sena
@__JustMe__
There is nothing either good or bad but thinking makes it so
10/10
·94 syf.·
2017 8. kitabı
Edebiyatçılar ve kalem sahibi olma yolunda ilk adımlarını atmak isteyenler için çok faydalı, yön verici, vazgeçilmez bir eser olduğu kanaatindeyim. Biri genç, diğeri ona nisbeten daha yaşlı olan iki yazarın ana karakter olarak karşılaştırıldığı dört perdelik piyestir. Genç Treplev yazmaya hevesli, yeni biçimler arayışında olan dekadan bir yazardır. Ona göre daha yaşlı olan (tam belli değil 35-40 yaş arası) Trigonov ise dünyaca ünlü, kendini kanıtlamış, hiçbir edebi akımı önemsemeden özgürce yazabilmeyi savunan yazardır. Bu iki yazar karakter üzerinden 19. yüzyılda Avrupada ortaya çıkan Dekadanlık, Sembolizm ve Naturalizm gibi edebi akımlara işaret edilerek genel değerlendirilmesi yapılmıştır. Bu akımları eleştirmiş ve Trigonov karakteri üzerinden kendi görüşünü ortaya koymuştur. "Martı" Anton Çehov kaleminden edebiyat ve sanat değerlendirmesidir. Kısacası Çexov'un "Martı"sından aldığım mesaj şöyle: Edebiyat(Sanat) biçimlerle, akımlarla sınırlandırılmamalı, özgürlük alanı olmalıdır. Düşünce kalıplaştırılmamalıdır. İçinden geldiği gibi, hangi biçim ve türde yazdığını düşünmeden özgürce yazmalıdır. Zamanın nabzı tutulmalı, bilim takip edilmeli, canlı karakterler oluşturlmalı ve karakterini yaşamalıdır. "Martı"ya doyamadım; üst üste iki kez okudum, altını çizdiğim yerleri defalarca okudum. İmkanım olsa ezberlerim. Edebiyat nasıl değerlendirilir veya değerlendirilmeli ben bunu Anton Çehov'dan öğrendim.
Edebiyat
MartıAnton Çehov · İş Bankası Kültür Yayınları · 201626,7bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·94 syf.·
2018 74. kitabı
Merhaba, ben Anton Çehov! Çehov kendisinden ne istendiğini bilen bir yazar. Bununla birlikte mizahi yönüyle de iyi huylu hiciv tadı da verdiği söylenebilir. Burada asıl garip olan Çehov'un derinden trajik olan olayların içine bu hicvi nasıl ustaca serpiştirdiği oldu. Dudaklarda her zaman bir gülümseme olmasına rağmen, derinde bir acının da içten içe kalbe yerleştiği olgusu. Tabii her eseri için bunu söyleyemeyiz. Ancak okuduğum eserleri için bunu söyleyebilirim. En azından Martı için. Çehov'un eserleri bir ihale bizler ise alıcıyız. Almak istediğimiz iyi bir acı ise doğru yere geldik. Hayır almak istediğimiz bir güldürü ise yine en iyi yerdeyiz. Güler misin? Ağlar mısın? İyi bir empati iyi de bir sempati yapabilmeyi gerektiriyor. Acı çekmeye olan sempatinin sık sık kahkahaları gözyaşlarına yaklaştırdığı bir çıkmaz. Dostoyevski'nin, Hermann Hesse'nin çığlıklarını giydiği eserleri olur. "Deniz-Martı" tanımlaması ise Çehov'un kendi ruhundan bir çığlıktır. Duymak öyle ustalık falan da gerektirmez. Şimdiye kadar okuduğum eserlerinde muhakkak ki bir doktor bulunuyor. Kendisinin de bir doktor olması ben de acaba kendini mi anlatıyor dedirtti. Herkesler herkese aşık! O gün Çehov'un zihninde bir sahne belirdi. Sahne göl ile evin ortasında idi. Göl gözükmesin diye perdeler çekildi. Sadece çiftlik sakinleri çağrıldı. Soğuk bir sonbaharda gerçekleşti gerçekleşmekte olan. Karakterler de en baştan bizimle tanıştırıldı. Giriş oldukça sanatsal. Toplumun her bir bireyi düşünülmüş. İhanetler, aşklar, dertler, kederler, ikilemler neler neler.. 4 perdelik bir oyun bu! Can alıcı karakterlerden biri olan Nina, bir martı gibi, kanatlarını yaymaya ve özgür olmaya çalışan, fakir, naif, genç bir kız olarak karşımıza çıkıyor. Bir gün ölü martının silüeti ardında bulduğu kaçışını özgürlükle
MartıAnton Çehov · İş Bankası Kültür Yayınları · 201626,7bin okunma