“Ağlıyorum, gidiyorsun.
Ama sen gözyaşlarımı görmüyorsun ki!
Ayrıldığımız yerde başlıyor yıkıntım.
Kalabalık bir caddede, vapur iskelesinde ya da bir kapı önünde; nerede olursa olsun ayrılığın bir tokat gibi iniyor yüzüme, kocaman, sivri bıçaklar gibi delik deşik ediyor vücudumu.”
“Aldanmak… En büyük yıkıntısı iç dünyamızın.
Aldanmak… Ses veren üç telimizden birinin kopması.
Aldanmak o en son, fakat en kesin kabullendiğimiz gerçek.
Sen hiç aldatma ne olur?
Yıkılışım da sevgim kadar büyüktür benim.”