Dokunsalar ağlayacakmışsın. Dokunmamışlar. Yine de ağlamışsın; dostun gözünden akan bir damla yaşın yeryüzündeki bütün gölleri tuz gölü yaptığını bilmez gibi.
'Yaz bana, memleket karışmış,
Tuttuğun takım maçı kaybetmiş,
En sevdiğin film tekrar vizyona girecekmiş...
Muhakkak yaz.
İşten çıkınca, sokakta bir kediye rastlayınca,
Gökte bulutları belki armuta benzettiğin vakit yaz.
Bulutun armuta benzemesi, nereden baksan şaşırılacak şeydir.
Boynu bükük bir çiçek görürsen yaz.
Gri kaldırım taşlarının arasına karışmış kırmızı renkli bir taş görünce yaz.
Bahane çok; sen birini tut yakasından, onun için yaz.
Canın sıkılır belki, yaz.
Ben gülmenin her koşulda bir yolunu bulurum, güldürürüm seni.
Sen gülmek için yaz.
Az çok anlarım şiirden; kelimeler yüreğini daraltırsa yaz.'
#y:188238
Fakat her insan bir olmuyor işte. Kederini çabucak unutup yeni bir yaşama başlayanlar olduğu gibi, geçmişin anılarından kopacak gücü bulamadıkları için acılar, umutsuzluklar içinde kıvrananlar da çıkıyor.