Çok az insan mantıklıdır. Çoğumuz önyargılıyız. Pek çoğumuz kuşku, korku, onur, imrenme, kıskançlık gibi duyguların kölesiyiz. İnsanlar genellikle dinlerini, saç şekillerini,politik yaklaşımlarını veya sevdikleri film yıldızını değiştirmeye yanaşmazlar.
Sadece kendinden söz eden insanlar sadece kendilerini düşünürler.Sadece kendini düşünen insanlar cahildirler,belki çok şey bilirler ama yine de cahildirler.
Murray Butler
Sırrını size kendi sözleri ile aktaracağım.
Bu sözler bronz bir levhaya yazılıp ülkedeki her evin, her okulun, her dükkânın, her ofisin duvarına asılmalı; çocuklara Latince fiil çekimleri veya Brezilya'ya düşen yıllık yağmur miktarı öğretileceğine bu sözler ezberletilmeli. Eğer uygulayabilirsek bu sözler sadece bizlerin değil, herkesin yaşamını değiştirebilir.
"Sahip olduğum en değerli niteliğin, insanlarda çalışma isteği uyandırabilme ve onların coşkuyla çalışmalarını sağlama yeteneği olduğunu biliyorum ve bunu onları yüreklendirmek, takdir etmek için kullanıyorum."
"Üstleri tarafından eleştirilmek kadar insanın çalışma hevesini kıran hiçbir şey yoktur. Ben kimseyi eleştirmem.İnsanların çalışmak için teşvik edilmelerinin gerekliliğine inanıyorum. Hataları görmezlikten gelir, övgü için firsat kol-
larım. Bir şeyi çok beğenirsem bunu içtenlikle belirtir, övgü yağdırırım."
İşte Schwab'ın yaptıkları bunlardı. Peki sıradan insanlar neler yapıyorlar? Bunun tam tersini. Bir şeyden hoşlanmadıklarında astlarına bağırıp çağırıyorlar, beğendiklerinde ise hiçbir şey söylemiyorlar.
Eski bir beyit şöyle diyor:
Kötüyü yap bir kere, kalmaz hiçbir söz işitmediğin,
İyiyi yap iki kere, sesini duy sessizliğin.
Eleştirilen insanda ortaya çıkan gücenme duygusu, sadece işgörenlerin, aile bireylerinin ve arkadaşların morallerini bozmakla kalır ve eleştiriye neden olan durumu düzeltmez.
NİHAD - Sahici bir mülk mü istiyorsunuz? İşte burası...Ne ev sahibi kira ister, ne tahsildar uğrar, ne icra memuru...Ne kapı dışarı edilmek korkusu var, ne de seninki çok,benimki az kavgası! Herkes boyu kadar yere sahip... Ne muthiş adalet...(Mezar kazanlar bir an işlerini bırakıp Nihad'a bakarlar...)