Gözde
Necip Fazıl'dan okuduğum ilk eser. Kütüphane rafları arasında dolaşırken kitabı elime aldım ve kitabın ilk sayfalarına göz gezdirirken kendimi bir yere oturmuş, içine dalmış bir şekilde buldum.
Dili çok akıcı, konusu çok sürükleyici. Bir oturuşta bitirdim. Tiyatro türünde yazılmış.
O zamanlar çözümü olmayan hastalığa yakalanıp kısa bir ömrü kalmış zengin bir adam ile hemşire arasında yaşanan bir aşk ile eski sevgili ve mirasa konmak isteyen bir kız kardeş arasında yaşanan olaylar etrafında gelişiyor.
Yaşam ve ölüm konularını düşündüren, https://1000kitap.com/gonderi/160123085 aşkı hissettiren bu eseri herkese tavsiye ederim.
https://1000kitap.com/gonderi/160123779 Beni en etkileyen kısım.
Necip Fazıl Kısakürek - Deprem
DepremNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 2009407 okunma
Kitabın son satırları da bir şarkının son mısralarıyla oluyor.
ÖLÜM ALLAHIN EMİRİ... AYRILIK OLMASAYDI..
Kitabın konusunu anlatmaktan acizim. Beğenmek haddim değil ama hayran kaldım diyebilirim. Elimde olsa yüzlerce hatta binlerce alıp, okunsun diye dağıtmak istiyorum.
Aşk ve ölüm bir arada mezcolmuş ki birbirinden farksız olduğunu hep söylerler. Ama bu kadar derinden hissettirebilirler mi? Muallak.
Yarımsada şu an okuduğunuz kitap. Bırakın bunu okuyun derim.
DepremNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 2009407 okunma
Necip Fazıl Kısakürek'in yazmış olduğu bu seneryo romanı yaşamın, aşkın, hırsın, ve birçok duygunun ele alındığı bir eser. Kitap kısa olmasına rağmen içerisinde çok güzel mesajlar barındırıyor.
Ölümün gerçekliği ile beraber, yaşamını kıymetlendiren, yaşamının sonuna doğru samimi, müteal, değerli bir sevgi bulan, sunan karakterimiz ve karşısında ona aynı samimiyetle yaklaşan başka bir karakter ve tutkuları. Gayet zengin bir adam ve köylü bir hemşirenin hastanede başlayan hikayeleri ele alınmış.
Üzerinde durup dinleneceğiniz bir kitap. Ağır lisanlı olduğu düşünülerek önyargı ile yaklaşılan yazarımızın, fazlasıyla kolay bir şekilde anlaşılacak ve güzel mesajlara ulaşabileceği bir eser. Tavsiye edilir.
DepremNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 2009407 okunma
Keşke beni de Nihad gibi biri sevse dedirten kıymetli kitap... Selma olmayı hiç bu kadar istememiştim.
Her ne kadar bu kitap için hakkını vererek inceleme yapamayacağımı düşünsem de şansımı deneyeceğim. Son zamanlarda okuduğum kitaplar arasındaki favorim oldu. Kitabı 1 saate yakın bir sürede bitirdim. Bu 1 saat içerisinde o kadar duygusallaştım ki anlatamam. İnanılmaz bir duygu yoğunluğu yaşadım. Ve size tarif edemeyeceğim hisler içine gömüldüm. Beni çok etkileyen bir kitap oldu. Ayrıca Necip Fazıl'dan okuduğum ilk kitaptı. İyi ki de ilki bu olmuş. Lisede bir ödevim için Necip Fazıl'ın hayatını araştırmıştım. Bu kadar zorluklar yaşayan bir adamın bu kadar duygusal bir pencereden yazması çok da şaşılası değil aslında. Kısa ve öz cümlelerle okur nasıl etkilenir diye merak ediyorsanız, bu kitabı mutlaka okuyun.
DepremNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 2009407 okunma
Son zamanlarda okuduğum kurgu içerikli eserler bende bir türlü yeterli tatmini oluşturmadı. Ya okumayı bırakacaktım ya da bir Necip Fazıl okuyup okuma buhranından çıkacaktım. Seçimimi tabiki Necip Fazıl'dan yana kullandım. Sonuçtan da oldukça memnunum.
Kitabımız Necip Fazıl'ın tiyatro tarzında yazdığı 80 sayfalık kısa ve oldukça akıcı bir eseri. Kitabı okuduğunuzda yaşam ve bilhassa ölüm konusunda düşüncelerinizin değişeceğine, bu konularda farklı ufukların açılacağına dair şüphem yok. Sahi Üstad sadece bir tiyatro eseri yazarak nasıl bu kadar derin düşünceleri anlatabiliyor bilmiyorum ama belki de onu büyük bir şair/yazar yapan şey de budur. Tabi felsefe okumasını da göz ardı edemeyiz.
Olayların hastanede başlaması da bir hekim adayı olarak beni kitaba ilk andan itibaren bağladı diyebilirim. "İnsanlığı saran bunca dert karşısında ne acıma duygusu vazifeye engel olmalı ne de duygusuzluk hastayı incitmeli..." profesörün bu sözleri sanırım bir ömür hep aklımda kalacak.
Esere gelecek olursak hikayemizin ana karakteri Nihad adlı genç bir iş adamı... Nihad kan kanseri olmuştur ve dönemin şartlarında bu hastalığın tedavisi mümkün değildir, Nihad'ın bir yıllık bir ömrü kalmıştır...Olaylar Nihad, aşık olduğu Selma Hemşire, paragöz bir abla ve eski bir sevgili etrafında gelişir, devam eder... Belirli bir süre öleceğinden habersiz olan Nihad'ın öleceğini öğrendiği andan itibaren yaşadığı olaylar, yaptığı eylemler yukarı da söylediğim gibi ölüme yeni bir bakış açısı getiriyor. Daha fazla uzatmamak adına Nihad'ın mezar hakkında söylediği beni ziyadesiyle etkileyen şu sözlerle bitiriyorum:"Sahici bir mülk mü istiyorsunuz? İşte burası... Ne ev sahibi kira ister, ne tahsildar uğrar, ne icra memuru... Ne kapı dışarı edilmek korkusu var, ne de seninki çok benimki az kavgası!
Necip Fazıl'dan yine ölüm ve yaşam üzerine aşk konulu güzel bir senaryo roman. Tiyatro biçiminde yazılmış. Biraz genişletip güzel bir senaryo eşliğinde hoş bir film ortaya çıkabilir. Kitap kısa olmasına rağmen birçok güzel hoş cümle vardı içerisinde insanı ölümü ve yaşamı sorgulamaya iten. Nihad bir yıl ömrü kalmış zengin bir adam ve hemşire Selma'ya aşık oluyor tabi kötü kadınlar falanda var.
DepremNecip Fazıl Kısakürek
Deprem, yaklaşık 80 sayfalık kısa bir senaryo roman, tek oturuşta okunan, yoğun atmosferli bir eser... Yer yer Bir Adam Yaratmak havasını hissettirdi bana... Özellikle karakterlerin iç çatışmaları ve ölüm fikrinin işleniş biçimi açısından benzer bir ruh taşıyor gibiydi.
Kitapta en beğendiğim taraf ise Selma karakterine yazılan diyaloglar oldu. Selma’nın konuşmaları yalnızca dramatik değil, aynı zamanda parçalanmış bir ruh hâlini de taşıyordu. Bazı tiratlar gerçekten Necip Fazıl’ın insanın iç karanlığını ne kadar güçlü yazabildiğini yeniden hissettiriyordu.
Eser genel olarak genç bir ölümü, ölümü kabullenişi ve hatta yer yer ölümü kucaklayışı işliyor. Bunu doğrudan değil, ince mesajlarla ve dramatik bir atmosfer içinde veriyor.
Yalnız kitabın ismi konusunda tam ikna olamadım. “Deprem” adı elbette bir sarsıntıyı temsil ediyor ama içerikle birebir örtüştüğünü hissetmedim. Sanki eserin ruhunu daha doğrudan taşıyan başka bir isim bulunabilirmiş gibi geldi...
Necip Fazıl Kısakürek'in bu yönünü hiç bilmezdim. Okuduğum kitaplarında onu sert, kararlı bir mizaçla tanımıştım. Ama bu senaryo romanı tanımış olduğum mizacına nahif,sevgi dolu bir mizaç daha eklememe vesile oldu. Türk sineması tadında,çekirdek çitlemelik, kuş kadar hafif bir kitap.
Üzerinde çalışılırsa çok iyi bir film kotarılabilir. Üstadın kendine has cümleleriyle bezediği heyecan verici bir eser olmuş. Karakterler ve özellikle de Nihad'daki dönüşüm daha vurgulu incelenebilir.
Deprem, Üstad Necip Fazıl Kısakürek'in tiyatro türündeki eserlerinden biri. Hikayesi oldukça muazzam, dili oldukça yalın ve okuyucu üstünde bıraktığı etki ise tam anlamıyla eserin adı gibi deprem niteliğinde. Üstad ölüme dair öyle yerlerde öyle sarsıcı vurgulamalar yapıyor ki, üzerinde belki birkaç saat, belki birkaç gün, hatta belki de çok daha fazla süre düşünülmeli. Ki onu daha önce hiç okumayanlar dahi onun ölüme dair tutum ve bakış açısını az çok bilir.
Hastanede bir teşhis ile başlayan trajik hikayenin, hasta ve zengin bir adam olan Nihad ile kimsesiz ve köylü bir hemşire olan Selma arasında filizlenen naif bir aşk hikayesine dönüşmesini ve bu ikilinin etrafında dönen entrikayı konu ediniyor Deprem. Ayrıca çok istenip kabul olunan bir duayı da. Duanın sahibi olan Selma, konuyla ilgili şöyle diyor hikayenin bir yerinde;
"Allah, yana yakıla istenen her şeyi verir..." ¹
Veriyor da zaten. Elbet istemeyi bilmek gerek! Üstad'ın da işaret etmek istediği nokta bu olsa gerek.
Deprem'den, deprem niteliğindeki birkaç alıntı:
"- Kaderimize teslim olalım, bitsin, gitsin...
- İster teslim ol, ister olma... Emrindesin..." ²
______
"Ne tuhafsınız? Perdenin arkasını gördünüz mü ki, bu kadar korkuyorsunuz?" ³
______
"- Anne! Milyon, bir milyon tane birin toplamı değil midir?
- Evet oğlum.
- Öyleyse hakikat milyonda değil, birde... Ötesi sayı...
- Anlamadım oğlum...
- O şey ki bulunabiliyor, bulunabildiği şey kadardır. Tabiî yine anlamadın...
Bir saniye yaşıyoruz, anne; 10 yıl, 30 yıl, 70 yıl, hepsi lâf!" ⁴
______
Ahmet Necip Fazıl Kısakürek, (d. 26 Mayıs 1904, İstanbul - ö. 25 Mayıs 1983, İstanbul) Türk ve İslamcı şair, yazar ve fikir adamıdır.
Necip Fazıl, 21 yaşında yayımladığı Örümcek Ağı adlı şiir kitabının ardından, 24 yaşındayken yayımladığı Kaldırımlar adlı şiir kitabıyla tanınmıştır.[2] 1934 yılına kadar sadece şair olarak tanınmış ve meşhur Bâb-ı Âli'nin önde gelen isimleri arasında yer almıştır. 1934 yılında Abdülhakîm Arvâsî ile tanıştıktan sonra büyük bir değişim yaşamış ve bu değişimi kendisi "...içimi öylesine bir sosyal mücadele ve cemiyeti yorma hamlesi kapladı ki, artık çalışamaz oldum." şeklinde tanımlar.
Bu tarihten sonra Türkiye'nin bir çok şehrinde konferanslar düzenlemiş, düzenlemiş olduğu konferanslarda ki sözlerinden dolayı hakkında dâvâlar açılmış ve bu dâvâlar neticesinde öncülük ettiği Büyük Doğu Hareketi'ne dair yayın yapan Büyük Doğu Dergisi yayın hayatı boyunca 16 kez kapatılmış, Necip Fazıl'ın eserleri toplanmış ve basımı yasaklanmıştır.