Fırat

"Ahlaksal bir amaç olacağına, hiç amaç olmasın daha iyi!"
Reklam
Tek bir örneği ele alıyorum. Schopenhauer güzellikten, melankolik bir hararetle söz ediyor. - Neden ola ki? çünkü güzelliği, üzerinden daha öteye varılan, ya da daha öteye varma arzusu duyulan bir köprü olarak görüyor... Güzellik onun gözünde "istenç"ten bir anlığına kurtuluştur - daimi kurtuluşa cezbeder... Schopenhauer güzelliği "istencin odak noktasından", cinsellikten kurtardığı için över, güzellikte dölleme dürtüsünün olumsuzlandığını görür... İlahi adam! Sana karşı çıkan birisi var, korkarım, doğadir o. Doğada sesin, rengin, kokunun, ritmik devinimin güzelliği niye vardır? güzelliği açığa çıkartan nedir? -Ne mutlu ki bir filozof da karşı çıkıyor ona. Hiç de öyle zayıf bir otorite değil bu, tanrısal Platon (Schopenhauer böyle adlandırıyor onu) başka bir cümle kuruyor: tüm güzellik döllemeye kışkırtır, diyor - tam da budur, diyor, onun etkisinin özel ismi, en tenselinden en tinseline...
Sayfa 73·Kitabı okudu
Hiçbir şey güzel değildir, yalnızca insan güzeldir: her estetik bu naifliğe dayanır, onların birinci hakikatidir bu. Derhal ikincisini de ekleyelim buna: hiçbir şey yozlaşmiş insandan daha çirkin değildir...
Sayfa 71·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Güzel ve Çirkin. Hiçbir şey bizim güzellik duygumuzdan daha koşullu, yani daha sınırlı değildir. Bu duyguyu, insanın insandan duyduğu hazdan bağımsız olarak düşünmek isteyen, ayaklarının altındaki zemini yitirir hemen. "Kendinde güzel" bir laftır yalnızca, bir kavram bile değil. Güzellikte, insan mükemmellik ölçütü olarak kendini koyar; seçilmiş örneklerde, kendine tapar. Bir tür, bundan başka hiçbir biçimde yalnızca kendine evet diyemez. En alttaki içgüdüsü, kendini koruma ve kendini çoğaltma içgüdüsü böyle yüceltmelerde bile parıldamaktadır. İnsan dünyanın güzellikle dolup taştığına inanıyor bunun nedeninin kendisi olduğunu unutuyor. Yalnızca kendisiydi, dünyaya güzelliği armağan eden, ah! yalnızca çok insanca-pek insanca bir güzelliği... Aslında insan kendini nesnelerde yansıtıyor, ona kendi imgesini geri yansıtan her şeyi güzel kabul ediyor: "güzel" yargısı onun türünün-kibirliliğidir... Elbette, şüphecinin kulağına küçük bir kuşku şöyle fısıldayabilir: insanın onu güzel kabul etmesiyle, dünya gerçekten güzelleştirilmiş midir? Dünyayı insanlaştırdı o: hepsi bu. Oysa bize, güzelin modelininin insan olduğunu güvenceleyen bir şey yoktur, hiçbir şey. Daha üstün bir beğeni yargıcının gözünde nasıl göründüğünü kim bilebilir? Belki tehlikeli? Hatta belki eğlendirici? Belki biraz gelişigüzel?...
Sayfa 71·Kitabı okudu
Felsefe
"Ut desint vires, tamen est laudanda voluptas" Güç eksik ama, hirs yine de övülmeye değer.
Sayfa 67·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam