Özel bir günü unutan bir erkeğe eşi, kızmak yerine şöyle dese nasıl olur: ''Sağ ol, 364 gün evini, beni hatırladın, bizler için çalıştın. Ancak evlilik yıldönümümüzü unuttun. Seneye dilerim 364'ü 365 yaparsın.''
Başlıktaki soruya herhalde pek çoğunuz hayır dediniz. Emin misiniz? Eğer sokaktaki dilenci çocuklara en az bir defa para verdiyseniz -pek çoğumuz hatalı olduğunu bildiğimiz halde dayanamayıp bu işi yapıyoruz- siz dilenci mafyasına destek oldunuz demektir. O çocukların sokaklarda açıkça ihmale ve istismara uğramalarının nedeni aileleri, dilenci mafyası, bu durumu önleyemeyen ilgili kuruluşlar olabilir. Ama onlara bilinçsizce para veren bireyler de bu işin sürmesine destek oluyorlar diyebiliriz. Bir şehirde iki yıl kimse dilenci çocuklara para vermese, bu trajedi biterdi. (Dilenci çocukların kazandıkları para, ne okumalarına ne de kaliteli yaşamalarına katkıda bulunuyor. Yanlızca dilenci mafyasına katkıda bulunuyor.)
Pek çok konuda olduğu gibi bu konuda da, olaylarin ahlaki sorumluluğunu üstlenmediğimizde olup biten işlerin tamamen başkalarının sorumluluğunda olduğunu düşünüyoruz ve değişmeye/gelişmeye kişisel katkıda bulunamıyoruz.
Doğduğun zaman 1'sin, sapsade bir. Zamanla 1'in sağına sıfırlar eklersin; diplomaların olur, unvanların, rollerin, rozetlerin olur, evler, arabalar alırsın. Bunların her biri bir sıfırdır ama 1'in sağına eklendikçe senin değerin artar.
Bütün bu sıfırların ne zamana kadar değeri vardır?
SEN HAYATTA OLDUĞUN SÜRECE...
Karamsarlığın biyolojik birtakım nedenleri olabilir; ama karamsarlık, yaşama olumsuz bakış tarzı, bir açıdan çevreden öğrenilebilen bir şeydir. İyimserlik, yaşama olumlu bakış tarzı da bir ölçüde öğrenilebilen bir şeydir. Birey, kendini fazla zorlamadan, kısmen de olsa yaşama olumlu gözlerle bakacak şekilde kendini eğitebilir. İnsanın RAM'i, sabit diski buna müsaittir.