''Yüzsel geribildirim hipotezi '' olarak bilinen yöntemde, yüz kasları kullanılarak duyguların etkilenmesi gözlemlenir.
William james'in 100 yıl önce ilk kez ortaya koyduğu bu hipoteze göre, yüz kaslarımız beynimizi besliyor ve bu kas hareketleri beyinde hangi duyguyla ilişkilendiriliyorsa beyin o duygunun ifadesini deneyimletiyor.
Anchorage Alaska Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütülen bir araştırmada, katılımcılara, gülümseyen ve somurtan insanların fotoğrafları gösterilerek tepkileri incelenmiş.
Birinci gruba gördükleri yüzlere bakmaları söylenirken, diğer gruptan gördükleri ifadeleri taklit etmeleri istenmiş. Akabinde de her birine hisleri sorulmuş.
Gülümseyenlerin daha pozitif bir ruh haline ulaştıkları tespit edilirken, somurtanların daha az pozitif hissettikleri saptanmış.
Yüzleri taklit etmeyen diğer grubun katılımcılarında herhangi bir fark oluşmamış.
İşin içine aynalar da girince işin rengi daha da değişmiş.
Katılımcılardan, fotoğraflarda gördükleri ifadeleri ayna karşısında taklit etmeleri istenince oluşan hisler daha da belirginleşmiş.
Uzmanlar, bedendeki hareketin önemli farklar yaratabileceği konusu üzerinde önemle duruyorlar.
Mesela kolları kaldırıp sallamak bile ruh halinin fark edilir ölçüde değişmesine neden oluyor, enerjiyi yükseltiyor. Yere bakarak yürümekse enerjiyi düşürüyor, agresifleştiriyor.
Carneige Mellon Üniversitesi'nden Sheldon Cohen ve ekibi tarafından gerçekleştirilen bir çalışmaya göre sosyal çevresinde ilgi, alaka, şefkat gören ve daha çok kucaklaşan kişilerde strese bağlı olarak ortaya çıkan rahatsızlıklar daha çabuk iyileşiyor. Ayrıca etrafından destek görenlerde depresyon ve anksiyete gibi psikolojik rahatsızlıklara daha az rastlanıyor.
Sürekli çatışma içinde olan, yalnızlığı seçen, asosyal ve sarılmaktan kaçınanların bağışıklık sistemleri oldukça zayıf...
'' İlgi enerjidir.
Biri sana sevgi dolu bir şekilde baktığında, seni besler.''
_OSHO
Bir araştırmada 404 sağlıklı yetişkine soğuk algınlığı virüsü verildi ve hastalık belirtileri gözlemlendi. Yakınlarından sevgi, ilgi ve destek görenlerde, birbirine sıkça sarılanlarda gözlemlenen enfeksiyon oranı oldukça düşüktü ve hastalığı çabuk atlattılar.
Sarılmanın, hastalara güçlü şekilde fiziksel destek sağladığı saptandı. Iyileştirici oksitosin adındaki mutluluk hormonu sarılma aksiyonuyla birlikte salgılanan bir hormon. Stresi düşürerek bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlıyor. Böylece hastalıklarla başa çıkmak da kolaylaşıyor.