Bilgi Yolcusu

Bilgi Yolcusu
@___AYSEGUL__
Her kitapta biraz kendini, her cümlede biraz insanı arayan biri. Belirsizliğe değil, anlamın izine inanır.
Aksi ancak kitaplarda oluyordu…
Kişi, başka bir kişi ile birlikte yapacağı her bir şeyi iyi yapabileceği tek bir kişi bulamaz — farklı farklı kişiler ile iyi yapabilir, tek tek yapacaklarını.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sağlıkçıların görünmeyen gücü…
Zor zamanlarda sükûnetini korumayı ve mutlu zamanlarda coşkun neşeyi kontrol eden bir yüreği daima hatırla.
1000Kitap
Nasıl ki yoksunluk halkın sürekli bir belasıdır, can sıkıntısı da refah içindeki dünyanın sıkıntısıdır. Orta sınıf yaşamında can sıkıntısı Pazar günü ile, yoksunluk ise haftanın diğer altı günü ile temsil edilir. İnsan yaşamı tamamıyla istiyor oluş ve elde ediş arasında gidip gelmektedir. Arzulamak, doğası gereği "acı"dır. Elde ediş hızla doygunluğa dönüşür; amaç sadece görüntüdedir. Sahip oluş, güdülenmeyi ortadan kaldırır. Arzu ve ihtiyaç başka bir biçimde tekrar ortaya çıkar; bunlar ortaya çıkmazsa o zaman da atıllık, boşluk, can sıkıntısı takip eder. Can sıkıntısına karşı mücadele de, tıpkı yoksunluğa karşı mücadelede olduğu gibi, azap vericidir.
Can sıkıntısından kaçış evrensel mi yoksa kişisel mi?
..mevcudiyetleri garantilendiğinde insanlar, ne yapacaklarını bilemezler; bu nedenle de var oluşun yükünden kurtulup bunu hissetmemek için onları harekete geçiren ikinci şey "zaman öldürmektir," yani can sıkıntısından kaçıştır. Bunu neredeyse ihtiyaçlardan ve kaygılardan muaf herkeste görebiliriz; ne zaman ki nihayet bütün diğer yüklerden kurtulurlar, o zaman kendi kendilerine yük olup sonu getirilen her saati, yani olabildiğince uzun sürmesi için bütün güçleri ile uğraştıkları yaşamın kısalmasını, bir kazanç gibi görürler. Ne var ki can sıkıntısı hiç de hafife alınacak bir kötülük değildir; nihayetinde insanın yüzüne hakiki çaresizliği resmeder.
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.