Bir toplumsal yükümlülüğün ifası olarak aşk, duyguların rolüne yer vermediği için mutsuz eder. Güzel duyguların ifası beklenecek olursa aşktan, o duygular eksik kaldığı anda - geçici veya kalıcı- mutsuz eder. Aşık olmamak daha mı iyidir o halde? Hayır, aksine: Daha fazla anlam bahşeden bir şey yoktur. Ama insanların hayatta bir miktar mutsuz olmaya da ihtiyaçları vardır, aşk da bunun tedarikçisidir.
... Peki ama ya mutluluğun kendisi ödev haline geldiyse? Mutluluk normatif bir anlam kazanmış bulunuyor, yeni bir norm nakşediyor insanın alnına:Mutlu olmak zorundasın, yoksa hayatın yaşamaya değmez. Mutsuz insan kendini suçlamaya başlıyor mutlu hayatın icaplarıyla başa çıkamadığına göre kendinde bir eksik buluyor. Belli ki başarısız olmuş.
Ve ne zaman geleceği düşünsem kafamda tam olarak bir şey canlanmıyordu bu da paniğin başlamasına neden oluyordu. Bu yüzden Siobhan geleceği düşünmemem gerektiğini söyledi. "Sadece bugünü düşün. Olan şeyleri düşün. Özellikle de iyi olan şeyleri." dedi.