Mana, görünür görünüşlerin görünmez hakikatidir ve sûfi şair, bunlarda görüntünün ötesindeki görünüşleri, işaretleri/âyetleri, sembolleri ve tecellileri görerek, her şiirinde İslâm’ın kelime-i tevhidinin ilk kısmi olan Lâ ilâhe illallah/Allah'tan başka ilâh yoktur'u dillendirir.
Gazzâlî (k.s) hayatının son günlerinde, talebelerinden birine, en derin imanın ne olduğunu şöyle özetler:
Ben bütün insanların yaratılmış bir şeye bel bağladığını gördüm. Kimi paraya, mal ve servete, kimi meslek ve zanaata, kimi de bir başka insana güvenip dayanıyor. Derken Allah'ın şu sözü üzerinde derin derin düşündüm: "Allah'a güvenen herkese O (tek başına) yeter. Gerçek şu ki, Allah, irade ettiği işi sonucuna ulaştırır (ve) Allah her şey için bir (vâde ve) ölçü belirlemiştir", Talâk, 65/3.
Bil ki insan-ı kâmil, varlığın bütün hakikatleriyle iletişim kanallarını kendisinde toplar. İnce tabiatıyla üst gerçeklerle bağ kurar. Kaba tabiatiyla da alt hakikatlerle iletişimini sağlar..
Abdülkerim Cîlî
Aslında küçük bir kitapçık olan eserde başta İskilipli Âtıf Hoca’nın kısaca hayatına değiniliyor. Bu bölümü okuduğunuzda cennet mekân Âtıf Hoca hakkında geniş ve kapsamlı bir okuma iştiyâkınızın doğması muhtemeldir.
Eserin ana muhtevâsı ise kısaca şeriata göre tesettürün ne olup ne olmadığıdır. Eser bu hususları kısa zamanda öğrenmek isteyenler için kısa ve öz bir şekilde hazırlanmış olup tâbiri caizse konuyu sağa sola çekmeden olduğu gibi anlatmaktadır..
İslam'da Tesettürİskilipli Mehmed Âtıf · Şadırvan Yayınları · 2017185 okunma