Maşide E.

Maşide E.
Devran çarkını tersine çevirmeli..
ASBÜ
106 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
"Arif bahar gibidir; bir taraftan gök gürler, şimşekler çakar, öbür taraftan çiçekler açar, kuşlar ötüşür” İmam Şiblî
Sayfa 149
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kim bu Merkez Efendi?
Günlerden bir gün, Musa bin Müslihiddin Efendi nurani meclisine katılmak ve sohbetini ilk defa dinlemek üzere Sümbül Efendi'nin dergâhına gider. Bir direğin arkasına oturur ve Sümbül Efendi'yi dinlemeye koyulur. Duydukları ne şimdiye kadar dinlediği âlimlerin sözlerine ne de okuduğu kitapların yazdıklarına benzemektedir. Sohbet boyunca gözlerinden ve kalbinden kat kat perdeler kalkar ve içinde ışıklı bir âlemin uyandığını hisseder. Sohbet esnasında dünya ve âhiret, gözüne başka türlü görünmeye başlar. Halden hale geçmekte ve hiç hissetmediği duygular yaşamaktadır. İşte tam bu sırada Sümbül Efendi kendisini dinleyenlere, “Söylediklerimi anlıyor musunuz?" diye sorar. Kimseden ses çıkmayınca yine kendisi cevap vererek "Hayır kimse anlamıyor ama direğin dibinde oturan anlıyor, çünkü şimdi ben yalnız onun için konuşuyorum" der. Müslihiddin Efendi, şaşkınlık ve korku içinde kalır. Onun orada olduğunu ve konuşulan bu derin meseleleri anladığı- nı Sümbül Efendi nereden bilmiştir? Efendi yeniden konuşmaya başladığında artık anlatılanlardan o da bir şey anlamaz olur, kelimeleri duyamaz hale gelir. Bir ara tekrar Sümbül Efendi'nin sesiyle irkilir: "Bu söylediklerimi siz anlayamazsınız, direğin arkasındaki de anlayamaz, çünkü şimdi yalnız kendim için konuşuyorum. Müslihiddin Efendi kendinden geçip olduğu yere yığılır. Şeyhin isteği üzerine onu alıp huzura getirirler, uzun bir eğitim faslından sonra genç medreseli hırka giyer ve çileye soyunur. Bir gün Sümbül Efendi dervişlerine bir soru sorar: "Alemi siz yaratmış olsaydınız nasıl yaratırdınız?" Bu soruya kimi, kötülüğü yeryüzünden kaldırırdım, kimi, sefaleti istemezdim, bir başkası, kış mevsimini getirmezdim, bir başkası da, ibadet etmeyecek kimseleri yaratmazdım, diye cevap verir. Sıra Müslihiddin Efendi'ye geldiğinde o "Her
Sayfa 146
"İyi insanlar, bir musibet geçirdikten sonra daha da iyi olurlar." -Frederic Amiel
Sayfa 134
Kişinin başarı üstüne başarı kazandığı, herkesin onun yüzüne güldüğü, ona iltifatlar yağdırdığı dönemlerde enaniyet ve nefs hâkim duruma gelir ve birlikte sahibini hastalıklı ruh hallerine sürükleyebilirler. Ama işler tersine dönüp insanlar ve hadiseler sağlı sollu ona çarpıp geçmeye başladığında tedavi süreci başlamış ve manevi yolculuk hızlanmış demektir.
Sayfa 133
Metallerin farklı sıcaklıklarda erimeleri gibi, her insanın nefsi de farklı derecedeki bela ve dertlerle yumuşar ve kişiye zararlı olmaktan çıkıp ona faydalı bir hizmetkâra dönüşür.
Sayfa 133