Maşide E.

Maşide E.
Devran çarkını tersine çevirmeli..
O zaman Yüksek Muallim Mektebi'nin yurdunda kalıyoruz. Yağmurlu ve soğuk bir gece. Sabaha doğru müstahdem gelip bizi uyandırıyor: Hoca aşağıda sizi bekliyor... Hangi hoca, bu saatte bizi kim arar!? Giyinip heyecanla, biraz da korkuyla aşağıya iniyoruz. Kim olsa iyi! Ferit Kam hoca! Bastonuna yaslanmış, yere bakıyor. 'Çocuklar! O beytin mânası benim söylediğim gibidir, hadi Allah'a ısmarladık'. Bakmadan çıkıp gidiyor. Sonradan öğreniyoruz ki gece uyku gözüne girmemiş, kitapları karıştırmış ve ertesi günü beklemeden bize vereceği dersi bitirmek istemiş. İşte hocalık bu, dersi, talebeyi ciddiye almak bu! (Orhan Şaik beyin yüzüne bir ağırlık çöküyor) Ne oldular o insanlar, nerelere gittiler! Şimdiki hocaların kulağı zilde, talebeden önce kendisi dersten kurtulmak istiyor!".
Sayfa 158
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Peygamber Efendimiz (s.a.s) seyahat esnasında bir yerden geçerken ordusuna; "Buradan çabuk geçin” buyurmuş Sebep? Orada eskiden yaşamış olan günahkâr bir kavmin Allah'ın gazabına uğramış olması. Orada Salih (a.s)’ın Semud kavmi gazâb-ı ilâhîye uğramış. Onun için "Burada durmayın, hızlı geçin." buyuruyor. Gazâb-ı ilâhînin tecelli ettiği yerde durmak bile doğru değil. İnsan bir sürü günahkârın arasında durdu mu oraya bir ilâhî ceza geldiği zaman onların arasında "kurunun yanında yaş da yanar" denildiği gibi zarar görebilir.
Sayfa 261
قَدْ اَفْلَحَ مَنْ زَكّٰيهَاۙۖ "Kim kendisini rûhen kuvvetlendirirse o felâh bulacak.” (Şems,8)
Sayfa 250
" الْمُؤْمِنُ الْقَوِيُّ خَيْرٌ وَأَحَبُّ إِلَى اللَّهِ مِنَ الْمُؤْمِنِ الضَّعِيفِ، وَفِي كُلٍّ خَيْرٌ، احْرِصْ عَلَى مَا يَنْفَعُكَ، وَاسْتَعِنْ بِاللَّهِ وَلَا تَعْجِزْ، وَإِنْ أَصَابَكَ شَيْءٌ فَلَا تَقُلْ : لَوْ أَنِّي فَعَلْتُ كَانَ كَذَا وَكَذَا. وَلَكِنْ قُلْ : قَدَرُ اللَّهِ وَمَا شَاءَ فَعَلَ. فَإِنَّ لَوْ تَفْتَحُ عَمَلَ الشَّيْطَانِ ". “Kuvvetli mü’min, (Allah katında) zayıf mü’minden daha hayırlı ve daha sevimlidir. (Bununla beraber) her ikisinde de hayır vardır. Sen, sana yararlı olan şeyi elde etmeye çalış. Allah’dan yardım dile ve asla acz gösterme. Başına bir şey gelirse, “şöyle yapsaydım, böyle olurdu” diye hayıflanıp durma. “Allah’ın takdiri bu, O, ne dilerse yapar” de. Zira “eğer şöyle yapsaydım” sözü şeytanı memnun edecek işlerin kapısını açar.” (Müslim, Kader 34)
Hadîs-i Şerif
وَمَنْ يَتَّقِ اللّٰهَ يَجْعَلْ لَهُ مَخْرَجاًۙ-٢ وَيَرْزُقْهُ مِنْ حَيْثُ لَا يَحْتَسِبُؕ-٣ Kim takva sahibi olursa Allah ona bir çıkış yolu gösterir (Talak,2) Ve ona hiç beklemediği yerden rızık verir (Talak,3)
Sayfa 209