Teşekkürler Fatih Sultan Mehmet'e ve onun savaşkan gazilerine ki dünyayı kesip onarmış ünlü usta marangozlara gelerek şu İstanbul ilini ve Boğaz şehrini açmışlardır.
Mustafa İnan'a milletvekilliği, bakanlık teklif edilir. Bu idealist adam bunları kabul etmez. Çünkü kendisinin en büyük görevinin eğitim olduğunu düşünmektedir. Elinin tersiyle maddi olanakları iten Mustafa İnan ancak ömrünün sonlarına doğru bir daire sahibi olabilir.
İnsanı ıssız bir dağ başında yakalayan bir geceyle, en mamur; fakat yabancı bir eğlence şehrinde yakalayan gece arasında bilmem pek büyük bir fark var mıdır? Çünkü netice itibarıyla ikisinde de derece farkıyla aynı gurbet kurdunun için için kalbimizi kemirdiğini duyarız.