Benim için yaşamın değeri hep bir merak konusudur. Okuyarak deneyimleyerek hayata dair bir değer arıyorum. Açıkçası bulmak düşündüğümden çok daha zor olucak sanırım. Nereye koymak istesem o değeri hep bir boşlukla karşılaşıyorum. Bu bir yandan bana çokça değersiz hissettiriyor. Bir yandan da doyumsuz bir merakla bir değer aramak hoşuma gidiyor. Peki ne bu değerler gerçekten? İnsanlık dediğimiz ve çokça değer atfettiğimiz bu canlı türünün değerleri ne? Bilim, sanat ve felsefe sayesinde kendi çapımızda gelişmiş bir medeniyet inşa ettik fakat bunun bir değeri olabilir mi? Peki ya türümüz arasındaki insan ilişkileri bir şey ifade ediyor mu? Ailemizle, arkadaşlarımızla, sevgililerimizle kurduğumuz o bağlar gerçekten bu kadar da değerli mi yoksa her zamam yaptığımız gibi bazı şeyleri abartıyor muyuz? Bunlara cevap vermesi oldukça güç ama rasyonel bir açıdan bakarsak bence pek de değerli gözükmüyor. O halde ne için yaşamalı? Hepimiz fark etmesek de aslında kendi değerlerimizi yaratıp yıkıyoruz. Bazen ailemiz için, bazen de hırslarımız uğruna yaşıyoruz. Bu kadar çabuk inşa edip yıkabildiğimiz bu değerler bizi kısa yaşamımız içinde bir türlü hayatta tutuyor. İyi ki evrimsel süreçte daha uzun telomerlere sahip olmamışız da değersizlikten intihara çok maruz kalmamışız. Bu da evrimsel bir sürecin parçası olabilir belki kim bilir? Kolektif bir değer bulmak gerçekten çok zor belki de imkansız. İnşa ettiğimiz değerler inanılmaz hassas ve bizden kolayca alınabilecek değerler. İnsanlığın, yaşamın hatta evrenin bu kadar değersiz olması çok acınası duruyor. Şu an çok garip bir ana şahit oluyorsunuz çünkü evren kendi kendisini acınası buluyor. İşte bu kadar da absürd hayat Camus'un da deyişiyle. Kendimizi soyutlamaya çalıştığımız okyanusun rastgele bir damlasıyız ve kalan damlaları görüp