Sitâre

Sitâre
@____Sitare____
8 okur puanı
Haziran 2022 tarihinde katıldı
"Görmek için sadece gözlerimi kullansaydım, kaybolurdum karanlık dünyanızda...."
Reklam
“İnsan hiçbir şeye alışmamalı, Eduard. Bana baksana, tam da güneşin keyfini yaşamaya başlamıştım yeniden; dağlara bakmaya, yaşamın sorunlarına bile alışacak gibiydim. Yaşamın anlamsızlığının bile kendi suçum olduğunu kabullenmek üzereydim. Lyubliyana’nın ana meydanını tekrar görmek istiyordum. Sevgi ve nefret, çaresizlik ve bıkkınlık, günlük hayatı oluşturan bir sürü basit, ama yaşama tat katan şeyi hissetmek istiyordum. Bir gün buradan çıkacak olsaydım, delilikler yapma fırsatı tanıyacaktım kendime, aslında herkes deli, en deliler de deli olduklarının farkında olmayanlar....
1000Kitap

Sitâre

, bir kitap okudu
9/10
·302 syf.·
5 günde okudu
·
2022 9. kitabı
Michael Ende
8.4/10 · 82,1bin okunma
Karanlıkta ışığın parlıyor. Nereden geliyor, bilmiyorum. Çok yakındaymış gibi görünüyor, ysa o kadar uzak ki. Bilmiyorum, adın ne. Ne olursan ol; Parla, parla küçük yıldız!.. (Eski bir İrlanda çocuk şarkısından)
1000Kitap
8/10
·205 syf.··
Beğendi
·
2022 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Temmuz 2022 00:22
Kitap hakkında iyi ve kötü onlarca inceleme okudum. Kimisi dilinden yakınmış kimisi sonunun belli olmasından kimisi kendisine hiçbir şey katmadığından kimisi de zamanını çaldığından ama birçok kişi asıl bakması gereken yere bakmamış bence. Kimsenin yorumunu yargılamak veya yanlış veya doğru demek benim haddime değil elbette ama şu kadarını söyleyebilirim ki kitabın bende uyandırdığı his "ben kimim" sorusunun getirdiği belirsizlikti. Hani derler ya hep; "Herkesin içinde birbirine tamamen zıt iki kişi vardır" diye; hah işte tam da bu noktaya parmak basıyor yazar. "Sen kimsin?" diye sesleniyor adeta satırların arasından bize: "İyi mi kötü mü? Egoist mi mütevazı mı? Esir mi özgür mü? Artemis mi Meryem Ana mı? Diana mi Mary mi?..." Tabii ki de kitabı sadece bundan ibaret görmek de doğru değil bence. Bu kitabı üçüncü kez okuyuşum bu. İlk kez okuduğumda evde elektrikler kesilmişti ve ben buna rağmen okumaya devam etmiştim çünkü sayfalar adeta içine çekiyordu ve bilmediğim sırlı bir yolculuğa davet ediyordu beni. Nasıl da heyecanla okuyup bir buçuk iki gün içinde bitirdiğimi hâlâ anımsıyorum. Sonu beklenmedik bir şekilde şaşırtmıştı beni. Okudukça Diana ile bir olup onunla adım adım yürüdüm içimdeki sokaklarda. Yol beni nereye götürüyordu hiç bilmiyordum. Belki bir gül bahçesine belki bir deniz kenarına ama gittiğim her yerde kendimi buluyordum ve bir kez daha soruyordum bulduğum bene: "Sen kimsin? Diana mı Mary mi yoksa ikisinin de bir arada bulunduğu eşsiz ama bir o kadar da karmaşık bir benlik mi yoksa?..."
1000k
Kayıp GülSerdar Özkan · Timaş Yayınları · 201214,3bin okunma
Reklam