"Acı çekmek ne demekmiş şimdi anlıyordum. Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancıları boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları, başı dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey."
"İşimize yarayacak erdemleri komşumuzda görüyoruz diye kendimizi yüce gönüllü zannederiz. Hesabımızdan daha fazla para çekebilmek için bankacıya yağ çeker, paramızı kurtarabilmek için haydutta iyi birtakım özellikler bulmaya çalışırız."