Binlerce evde, sayısız uzun ilişkide kış uykusuna yatıyor sevmek, hayatın eften püften meşguliyetlerinden bir battaniyeyi üzerine çekerek. O kadar derin uyuyor ki bazen, öldü sanıyorsun. Sevgiyi de dürtmek gerek demek. Bazen, evet, evhamlı teyzeler gibi dinlemek lazım nefes alıyor mu diye. Ruhun kasları da alışır çünkü miskinliğe. Kalp tembelliği olur bazen. O zaman hop hop, ani ve keskin bir kararla yeniden sevmek hareketlerini yapmak gerek. Baştan bir ağrı yapar, o da bir kas nihayet. Fakat ağrı iyidir, ruhun kaslarının varlığını hatırlatır insana. Neticede, sevmekte bir idman meselesi.
Biz çoktan öğrendik ki otoriter rejimler sadece siyasal baskı yaratmıyor, aynı zamanda insanları onursuzlaştırıyor.
Korkuya yenik düşüp onurzsuzluğa meyledenler çoğaldıkça onurlu kalmaya çalışanlar yalnızlaşıyor.