Keskindi gülün dikeni,
Hırçındı papatya beyazı.
Zordu karanfilin,
Her şeyimi alması.
Sizi bilemem,
Bu benim baharımdı.
Sonra kışa attım kendimi,
İzledim toprağı.
Hiçbir şey,
Yaşanmamış gibi.
Bembeyaz,
Masum ve gizli.
Esintisinde rüzgârın,
Derin sızıların.
Dalgalar hırçın,
Yorgun kıyıların.
Susmuş dudakların,
Hüzünlü şarkıların.
Çığlıkların, sırların,
Belki de tüm hayatın.
Sakladıkların,
Gecede bir yıldızın,
Işığı kadarsın.
Ay 'ını aramazsın.
Karanlıklar şehrinde,
Parlak bir yalnızsın.
Gelincik misali,
Bırak kendini.
Rüzgâr okşasın,
En güzel rengini.
Papatya misali,
Gül güneşe.
Isıtsın,
Beyaz elbiseni.
Gül misali,
Aşık et kendine.
Yazılsın şiirler,
Dikenine bile.
Ama en çok karanfil ol,
Göster gerçeği herkese.
Cansız bedeninle,
Bir parça toprak üstünde.
Kalabalıklar arasında,
Cenettimdir: Sahaf.
Sözlerinizin boşluğunda,
İçimi dolduran refah.
Eskilerdendir ruhum,
Kafam biraz ihtiyar.
Bu ihtiyara iyi gelir,
Kokusu cennet kitaplar.
Ve sahaflar arasında,
Güneşim doğar,
Ay çıkar,
Yıldız parlar.
Tek göktür orası bana,
Hayatım susar,
Hayalim başlar.