Daha ileri gidebiliriz, hatta gitmeliyiz ve dünya kapitaliz-minde bugünkü yeniden yapilandirmanin düsünce biçimlerini her verde tek tip yapma yolunda gözlemlenen güçlü ve tehlikeli bir egilimle birlikte gittigini de belirtmeliyiz. Durum bu, çünkü kültürel engeller, dil engelleri, kârl piyasalarin yayilmasina birer set olarak görülüyor. Bundan ötürüdür ki, çok uluslu sirketler, sinirlarin ötesinden, herkesi tüketici reflekslerini ayni düzeye getirmeleri, standartlastirmalari yolunda sartlandirmanin care-lerini arryorlar. O sebeple kendi kültürlerini benimsetip özüm-setme, fok uluslu sirketlerin gezegen çapindaki ticari islemleri-nin pürüzsüz yürüyebilmesinin n sartini olusturuyor. Böylece, bazen yerel seckin tabakanin az ya da çok bilinçli isbirligiyle, ye-rel ekonomik-kültürel "yarn sömürge yönetimi" statüleri ortaya aikryor. Yani surasi apaçik ki emperyalizm ile kültürel diyalogun istenmemesi arasinda divalektik bir iliski var. Medeniyetler di-yalogu yok, çünkù emperyalizm var ve emperyalizm var, çünkü medeniyetler diyalo@u yok. Medeniyetler diyalogu bir hülya, çün-kü emperyalizm yasanan bir gerçeklik ve emperyalizm yasanan erçeklik, cünkü medeniyetler diyalogu bir hülya.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖