“Milyonlarca yıldır hiçliğe doğru koşan minyatür bir gezegende, acılar içine doğuyoruz, büyüyoruz, dövüşüyoruz, hastalanıyoruz, acı çekiyoruz, acı çektiriyoruz, bağırıyoruz, ölüyoruz, ölüyorlar ve aynı anlamsız komediyi baştan oynamak için başkaları doğuyor.”
“Yirmi altı yaşından daha büyük göstermemesine karşın onda yaşını aşan bir şey vardı; çok şey yaşamış insanlara özgü o tipik hava. Beyaz saçlar, kırışıklıklar ya da benzer bedensel şeyler değil, tam tersine belirsiz ve kesinlikle ruhsal bir şeydi bu havanın nedeni; belki bakışı; bir insanın bakışının fiziksel bir şey olduğunu iddia edebilir miyiz? Belki ağzını büzüşü; ağız ve dudaklar fiziksel olsa da insanın ağzını büzüşünde ve ağzının çevresinde meydana gelen kırışıklıklarda ruhsal bir yan vardır.”
“Deneyimlerimle biliyorum ki benim için açık ve doğal olan pek çok şey benzerlerim için öyle değil. Bundan o kadar çok ağzım yandı ki artık herhangi bir davranışımı açıklamaya ya da doğrulamaya kalkıştığımda bocalıyor, genellikle içime kapanarak ağzımı bile açmıyorum.”
"Hiç de bir şey söylemek zorunda değilsin,"
diyor. "Yapmak zorunda olmadığın bir şey olarak hatırla bunu daima. Çoğu insan sırf bulunmaz bir hiçbir şey söylememe fırsatını kaçırdığı için çok şey kaybetmiştir."
"Kadınlara bahşedilen yetenek nedir biliyor musun?"
"Nedir?"
"Olası sonuçları görmek. Bir erkek daha burnunu uzatmadan, aklı başında bir kadın yolun en sonunu bile görüp olacakların kokusunu alır."