“Lütfen bana hangi yöne gitmem gerektiğini söyler misiniz?”
“Bu büyük ölçüde nereye gitmek istediğine bağlı,”dedi kedi.
“Nereye gideceğimin hiçbir önemi yok,” dedi Alice. “O halde hangi yöne gittiğinin de bir önemi yok,” dedi kedi. “Bir yere varayım da,” diye ekledi Alice açıklama olarak. “Bir yere varacağından emin olabilirsin,” dedi kedi, “eğer yeterince uzun yürürsen.”
Bekliyor bile değildim. Umarsızlığın ne olduğunu anladım. Hiç yok mu kişiden kişiye ulaştırılabilecek bir köprü, ilişki uçurumunun üstünden aşabilecek?
Sen sessizce ağlamıştın yanımda. O ağlayışını da yanlış anlayacaktım. O zaman mı sonradan düşündükçe mi bilmiyorum ama şunu kavramıştım üzülerek; senin dünyana hiç ulaşamayacaktım. Senin dünyanı oluşturan bakış benim bakışım olmamıştı hiç, senin yaşadıklarını ben hiç yaşamamıştım. Seyirciydim yalnız senin dünyan karşısında. Bu acı verdi bana.