AyşeGÜL

AyşeGÜL
@__sisifosunkayasi__
İkincil bir özelliğe sahip olan, özsüz olamaz. Bir bedenden ayrılmış olmayan, bedenin en az bir kısmına sahiptir. Ruhtan ayrılmış olmayan, ruhtan tümüyle yoksun değildir.
Sayfa 54
J isimli okura yanıt verildi
AyşeGÜL
Sonra cevap vereceğim dedim, unutmuşum. Ki burayı bir sosyal platformdan ziyade arşiv olarak kullanıyorum, yani cevaplamasam da hoş görmelisinn :))
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Muhît-i zevrak menem, Hak menemdür Hak menem Tamu vü uçmağ menem, cümle mekân bendedir Evvel ü Ahir menem, Gani vü fakîr menem Zakir ü mezkûr menem, küfr ü iman bendedir Cümleye mabud menem, Kâbe menem put menem Adem'e maksûd menem, işde fulân bendedir.
Sayfa 10 - Kaygusuz Abdal. Budalanâme
J isimli okura yanıt verildi
AyşeGÜL
İki üç kelimeyi anlamamıştım ben de. Genel fikri anladıysan bu biraz hepsini anlamışsın demek
Şarâb-ı hayreti nûşeyledik hamûş olduk Ezelde mestolup âzâd-ı fehm ü hûş olduk Göründü hüsn-i ezel çehresinde hûbânın Bu yüzden aşk-ı mecâziyle pür hurûş olduk Hevâ-yi nây ile âheng-i çenge peyrev olup Piyâle nûş ü hem âvâze-i surûş olduk Dolunca nûr-ı siyâh-ı nigâh ile diller Libâs-ı mâtemi giydik siyâh-pûş olduk Bahâr onun neye soldurdu revnâkın söyle Neden hezârı iken Âsafâ hamûş olduk
Sayfa 97
AyşeGÜL
*Hayret şarabından içince suskun olduk. Ezelde mest olup akıl ve anlayıştan kurtulduk. Güzellerin yüzünde ezel güzelliği göründü. Bu yüzden mecazi aşkla (dolup) coştuk. Neyin nefesiyle çengin ahengine uyarak kadeh (dolu içki) içtik ve melek tabiatlı olduk. Gönüller bakışın siyah nuruyla dolunca matem elbisesi giydik, siyahlar örtündük. Ey Âsaf! Bahar onun parlaklığını niye soldurdu, söyle! Bülbül iken neden susar olduk?
Safir-i nâyı ne dem istimâa başladılar Huzûr-ı aşka varıp ittibâa başladılar Enîn-i çengimi gûş eyleyip benât-ı felek Nigâh-ı mestim önünde semâa başladılar Duyunca fehm ü hıred vecd-i cinnet-efzâmı Harâb hâne-i dilden vedâa başladılar Gören hurûşumuzu bezmimizde lâl oldu Gâm-ı cihânı koyup irtidâa başladılar Şua-ı şems-i cihân-tâbı aşktan Âsâf Garik-i nûr olarak iltimâa başladılar
Sayfa 96
AyşeGÜL
*Ne zaman ki neyin ince, güzel sesini dinlemeye başladılar; aşkın huzuruna varıp (ona) uymaya başladılar. Feleğin kızları inleyen çengimi dinleyince sarhoş bakışım karşısında sema etmeye başladılar. Akıl ve anlayış cinnet arttıran vecdimi duyunca perişan gönül evinden ayrılmaya başladılar. Coşkumuzu görenler meclisimizde suskun oldu. Cihanın sıkıntısını (sıkıntısından şikâyeti) bırakıp razı oldular. Âsaf! Cihan güneşinin ışıklarının parlaklığı aşktandır. Nura batmış hâlde parıldamaya başladılar.