Vaktiyle duygular içinde yüzen, her adımda kendime bir cennet yaratan, bütün dünyayı sevgiyle kucaklayacak bir kalbi olan ben değil miydim ?
Bu kalp şimdi ölü. Artık coşmuyor o.
Diyorsunuz ki, “Taşımak zor yaşamı.” Yoksa neye yarardı sabahları gururlu olup da akşamları teslim oluşunuz?
Taşımak zordur yaşamı: ama bu kadar çıtkırıldım olmayın sizde! Hepimiz şirin, dayanıklı eşekleriz, erkeğiyle dişisiyle.
Sahiden, beklemeyi de öğrendim, hem de yürekten, - ama sadece kendimi beklemeyi. Ve her şeyden önce ayağa kalkmayı ve yürümeyi ve koşmayı ve sıçramayı ve tırmanmayı ve dans etmeyi öğrendim.
İşte budur benim öğretim: bir gün uçmayı öğrenmek isteyenin önce ayağa kalkmayı ve yürümeyi ve koşmayı ve tırmanmayı ve dans etmeyi öğrenmesi gerekir: - uçmak uçarak öğrenilmez birdenbire!