Heine, tam anlamıyla gerçek otobiyografilerin neredeyse imkânsız olduğunu, insanın kendisi ile ilgili kesinlikle yalan yanlış şeyler söyleyeceğini iddia ediyor. Ona göre, Söz gelimi, Rousseau İtiraflar'ında kesinlikle yalan şeyler yazmıştır, hem de bilerek, şöhret düşkünlüğünden yapmıştır bunu. Ben de Heine'nın haklı olduğuna inanıyorum.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Çıkarlar konusunda mantığınız yanılıyor olamaz mı? Öyle ya belki yalnızca mutluluğu sevmiyordur insan? Belki aynı ölçüde acıyı da seviyordur? Belki acı da mutluluk kadar çıkarınadır?