"Kim en derini düşündü, sever en canlı olanı..."
Bu iki fiilin birbirini takip eden yakınlığı, mısranın merkezini oluşturuyor. Hoşlanmak [Mögen] düşünmeye dayanır. Sevgiyi [Liebe] düşünme üzerinde temellendiren acayip bir rasyonalizm.
O halde: Düşünme ne demektir?
Yüzmenin ne "demek" olduğunu hiçbir zaman yüzme hakkında yazılmış bir makaleden öğrenmeyiz. Yüzmenin ne olduğunu bize ancak akıntıya atlamak [Sprung] söyler. Biz düşünme üzerine düşünmüyoruz. Düşünmeyi kendine nesne edinen basit akisin dışında kalıyoruz.
Sayfa 35 - Dergâh Yayınları