Ali

Ali
@_alirkll_
Mülâhâzâ .. | pexels.com/@alirkall
Dünyada iki insan vardır: yaşayanlar ve yaşayanları seyredip eleştirenler. Seyretmek ölümü, katılmak ise yaşamı simgeler.
Sayfa 161 - Metis, 19.Basım·Kitabı okudu
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Dünya bu, insan yürür, yükselir, çıkar yokuşu, gayrı öyle olur ki ilk hareket noktasına bir daha dönüp bakmaz.
Sayfa 1087 - YKY·Kitabı okudu
Alıntı
bütün zalimlere karşı kinle doluydu içim. Ben hiç bir zulme baş eğmedim, zalimlerden yana olmadım.
Sayfa 158·Kitabı okudu
Filistin
İnsan olarak temel özelliklerimizden biri acıları kendimizden uzak tutmaya çabalamamızdır ve bunun en kolay yolunu acılardan kaçmada buluruz. Çevremizdeki insanların olan biteni bir dram veya bir tragedya olarak değerlendirip sunmasını hoş karşılamayız. Ne yazık ki gerçek resim insanlığın hummalar içinde çırpındığının resmidir. Ama gerçeği görme fırsatını elde eden kişiler bile gözlerini bu resme dikme de ısrarlı davranmaz; onlar da sık sık farklı bir tablo arar bakmak için. Kolaycılık denizinde kaybolmuş "birçok insan"dan ayrılıp sen ve ben olmayı başarmak, aramızdan birinin canevinden kopan haykırışı duyacak kadar sese, dilin ne dediğini anlamaya yönelecek kadar sesin duyarlığına açılmak ve böylece arayışa bel bağlayacak bir tazeliği korumak demektir. Arayışın hakkını vermek için ise önce kaçarak acılardan uzak durma yoluna girmememiz gerekir. İkinci olarak anlamanın en önemli kazancımız olduğunu, acıların ortadan kaldırılmasına yetecek imkânların elimizde bulunmadığını bilmemiz gerekir.
Sayfa 133 - Tiyo Yayınları
Felsefe-Düşünce
(Bir ateistle yapılan görüşmeden): O, alemde aklın varlığını, özellikle de tabiattan önce aklın mevcut oluşunu tahayyül etmenin imkansız olduğunu söyledi. Şöyle sordum: Sonsuz, ezeli ve kör bir alem hiç daha az büyüleyici, mucizeden daha aşağı bir şey midir? Şurası açıktır ki hem akıl hem de tabiat vardır. Kendi varlığımızı ispatlayan şey budur. Müminlerle ateistler arasındaki tüm fark, kimin başlangıca neyi koyduğu noktasındadır. Müminler "başlangıçta kelam -yani akıl- vardı" derler. Diğer tüm farklılıkları da bu farklılık doğurur. İnsanın aklı mucizelere inanmaya isyan eder; öte yandan her gün tüm mucizelerin en büyüğüne bakmaya mahkumdur: Yıldızlarla beneklenmiş sonsuz gökyüzü. Bir son vardır, ama hiçbir son yoktur. İnsan zihni için bu mucize tamamen idrak edilemez bir şeydir ve öyle kalacaktır. Sonluluk ve sonsuzlukla ilgili soru yine cevapsız kalacaktır. Aklımızın ilk inkar edeceği şey, yıldızlarla dolu sonsuz gökyüzüdür; fakat bunu inkar imkansızdır, çünkü söz konusu hadise çok açıktır. Âlem bir mucizedir, ancak biz alışkanlık kesbetmişiz. Bir karahindiba çiçeğine bakın, ama etrafımızdaki her şeye bakmaya alıştığımız şekilde sathi olarak değil -ki hiçbir şeyi fark edemeyişimizin sebebi budur- istekle bakın. Danimarkalı ilk elçilik heyeti, hava taşımacılığı sayesinde Grönland'a taze bir gül buketi götürmüştü; bu onlar için büyük bir sürpriz oldu. İnsanlar adeta bir mucizeymiş gibi güllerin etrafında toplanıp onlara bakıyorlardı, etraflarında dans edip heyecanla bağırıyorlardı. Tüm alem bir mucizedir, ama biz buna dikkat etmeyiz. Hissizleştik.
Sayfa 57 - Klasik Yayınları
Din