"Bu yeni başlayan hayat karşısında bir program yaptım. Umdelerimi kararlarımı önümdeki masanın kırık taşma kurşun kalemiyle birer birer yazıyorum:
1- Vicdanımın sesini daima dinleyeceğim.
2- Hiçbir zaman kanun haricinde iş görmeyeceğim.
3- Meslektaşlarımla iyi geçineceğim.
4- Yalan söylemeyeceğim.
5- Rüşvet almayacağım.
6- Yalnız meslek hayatımda değil hususî hayatımda da daima namuslu kalacağım.
7- Vazifemi daima hakkımdan üstün tutacağım. Doğruluk sebat ve gayretim neticesi olarak terfi ve terakki edersem sevineceğim. Fakat mağdur kalırsam üzülmeyeceğim. Hatta doğruluktan zarar bile görsem ümitsizliğe düşmeyeceğim.
...Maddeler çoğalıyor, masanın kırık mermeri yazılarla doluyor."
"Beyim müsaade edin de size bir sual sorayım: Bu çocuk farz-ı mahal hali vakti yerinde bir ailenin kızı olsaydı... Yine faraza bu kasabada yaşayacağı yerde düşman istilâsına uğramış şehirlerimizden birinde yaşasaydı... Tesadüfen düşman karargâhı hakkında malûmatı olsaydı... Bir gün üç vatandaşını o karargâha sevk etse onlar da memleketimiz için faydalı bazı evrak ve haritaları çalsalardı... Düşman bu küçük kızı ele geçirse sual sorsa... Cevap alamasa... İşkence etse... Yine sükut ile mukabele görse... Bu çocuğa iftihar nişanı ihsan etmez miydiniz?"