Yazgım bana ağır deneyimler hazırlıyor! Fakat yine de yılgınlık yok! Boş veren bir insan... Bu söz nasıl oldu da kalemimin ucuna geldi? Gülüyorum! Ben de biraz olsun öyle olabilseydim, dünyanın en mutlu insanı olurdum.
Bizim dünyadaki hakkımız ekip biçmek ve yaşamak için biraz toprak ve nihayet sonsuz uykuya yatmak için daha az bir toprak, yani bir çukurla sınırlı değil mi?
Art arda kaç zemheri,
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu.
Dışarda gürül gürül akan bir dünya...
Bir ben uyumadım,
Kaç leylim bahar,
Hasretinden prangalar eskittim.
Saçlarına kan gülleri takayım,
Bir o yana
Bir bu yana...
Aşksız bir hayatın anlamı var mı? Aşksız hayat, ışıksız bir fener gibidir. Ancak feneri yakar yakmaz, duvarın üzerinde çeşitli şekiller oluşmaya başlar. Bunlar geçici birer hayal olmasına rağmen, o gölgelerin karşısında çocuklar gibi oyalanır, mutlu oluruz.