"Köylünün buyruğu kesindir, ya Ermeni imana gelecektir ya da boynu kesilecektir. Köylü, "kelime-i şahadet getir, imana gel, kafirr" der. Can havliyle, köylünün altında, bir serçe gibi titreyen Ermeni, "peki" der, "imana geliyorum, nasıl olacağını söyle, senin gibi yapayım . " Köylü birden durur, köylü şaşkındır.
Sahi nasıl imana geliniyor? Ne yapılıyor, hangi dualar okunuyor? O dualar nasıldır?
Köylü bunların hiçbirini bilmez ama perde perde yükselen çılgınlık ve kan onu da esir almıştır. Çılgınlığa ortak olmaktan değil, tersine dışında kalmaktan rahatsızdır. Bir "biz ve onlar" psikolojisi yaratılmıştır, "onlara" karşı olduğunu kanıtlamak, "bizden" olduğunu göstermek için yaşlı komşusunu bile boğazlayacak hale gelmiştir."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Ancak özgürlük, kültürel bağımsızlık, kimliğin serbestçe oluşturulması, hatta kimliğin seçilmesi üzerine kurulabilir demokratik bir toplum. Sadece 'demokratik bir toplum' demek de yetmiyor -bu demokrasi sözcüğü Türkiye'de birçok kafa için hiçbir anlam taşımıyor- iç barışı olan bir toplum, ilerleyebilen bir toplum, uygar bir toplum, insani bir toplum ..."
Sayfa 12 - Belge Yayınları-Bizim olmayan gökyüzleri·Kitabı okudu
"Susarak ya da koşarak yaşadıklarımız, payını bizden geceleri alıyor sanırım. Kalabalığın yarattığı bir sonuç ama ayrıntılar kalabalığı kaldırmıyor desem ,bilmem ki ne söylemiş olurum ."